Türk milletinin son devir îman , fikir , tefekkür , kültür ve edebiyat hâyatında , yazar , mütefekkir ve mürebbî olarak bir Sâmiha Ayverdi gerçeği ve imzâsı vardır .
Sâmiha Ayverdi , ömrü boyunca inandığı hakîkatleri hiç çizgi değiştirmeden yaşamış bir âbide şahsiyettir . O , mânâyı maddenin temeline oturtan mütefekkir , bir mürebbî ve bir sanatkârdır .
Yazı hayâtının ilk yıllarında , 1938-1950 arasında , tasavvufu ve ilâhî aşkı eserlerinde konu olarak ele alan , dâvâsına ve gayesine hizmet etmek için eser veren Sâmiha Ayverdi 1951'e kadar , derûnî dünyâsını şekillendirmiş ve şahsiyetini yoğurmuş olan Hocası Ken'an Rifâî ile karşı karşıyadır . Bu devrede roman , hikâye ve mensur şiire ağırlık veren sanatkâr , edebî türler bakımından birliğe doğru yol almış , eserleriyle şahsiyetinin ve dünya görüşünün sentezini de ortaya koymuştur .
Sâmiha Ayverdi'nin , roman ve hikâyeleri dışın da kalan , ilk fikir yazıları , 1956-1957 yılları arasında Havadis Gazetesi'nde yayınlanmıştır .
Yazı hayâtının 1950'li yıllardan sonra başlayan ikinci devresinde , yazar cemiyet meselelerine yönel miştir . Ele aldığı konuların odak noktasında artık cemiyet vardır . Bu cemiyetin târihî , fikrî , mânevî ve derûnî tekâmülünün sırlarına erişmek gayreti sanatkârın asıl dâvâsını teşkil etmiştir .
Sâmiha Ayverdi'nin eserlerinde , ' madde - mânâ ve insan ' sentezi tez olarak tespit edilirken , mânâya öncelik ve hâkimiyet tanınır ; daha sonra bu sentez , fertten cemiyete , cemiyetten millete , milletten de bütün insanlık âlemine teşmil edilmek tarzında yorumlanabilir .
Sâmiha Ayverdi , ilhâmı zengin , dili mükemmel ve üslûbu ziynetli bir sanatkârdır . O , sağlam şahsi yetli ve süslü bir Türkçe ile yazmış olup , tevhîdî bir üslûba sâhiptir . Onun üslûbunda güzel Türkçemizin bin yıllık büyük