Geri Bildirim

Abide ŞahsiyetlerSamiha Ayverdi

·
Okunma
·
Beğeni
·
635
Gösterim
Adı:
Abide Şahsiyetler
Baskı tarihi:
2005
Sayfa sayısı:
287
ISBN:
9789757663225
Kitabın türü:
Yayınevi:
Kubbealtı Neşriyatı
"Şu bir tarihi hakikattir ki; XII. Asır Anadolusu'nun kanlı ve buhranlı coğrfyası üstünde Mevlana Celaleddin-i Rumi ve Yunus Emre gibi rehber ve önden gidici insanlar olmasaydı belki de dünyaya parmak ısırtan bir Osmanlı medeniyet ve hakimiyeti de olmazdı. Şuna da inanmak yerinde olur ki, Fatih Sultan Mehmed'e gemilerini karadan yürüttüren, Yavuz Sultan Selim'e ordusunu geçit vermez dağlardan, kervan geçmez çöllerden aşırtan, Varna'ları, Kosova'ları, Mohaç'ları meydana getiren ve halkı fütuhat kadar medeniyet ufuklarında da seferber eden, hep o büyük velilerden sızıp kütlelerin kanına canına karışmış olan bu müşterek iman ve idealdir."
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Ne çâre ki: “Yan… fakat tütme!” dedin.
Onun için ortada ne alev var, ne de duman..
Korkmayın, halden anlamayanların hallerini anlamakla vazifelenen bu yürek,
dişe diş, tırnağa tırnak kaydında değildir.
İşte Dede de, hayat çilelerini kendinden ziyâde başkaları hesâbına çeken her büyük insan gibi, kanlı kılıçla hizaya gelmeyen kütleleri, ruhunun kemâl ve cemâlinden sızan bir anlaşılmaz şevk ve heyecanın sıcaklığı ile yumuşatan lâhuti bir ses ve nefesin tâ kendisi idi.
Gerçekten de Şark için bir mânevî kontrol ve disiplin verici mürebbî arayıp bulmak ve önünde diz çökmek, deve yükü kitap okumaktan daha faydalı ve lüzumludur.
Ama Galip Dede ile şiir, İsmail Dede ile mûsikî, ecdâd ve san'at mirasının son mirasını ilân ededursun, Üçüncü Selim devrinde inhitat, bir gerçekti. Memleket siyâsi, idâri, askerî bozgunlar ve buhranlar içinde başının derdine düşmüş bulunurken, bünyece de, ruhça da delik deşik olmuş bir cemiyet, İsmail Dede gibi bir ganimeti nasıl ele geçirmişti? Acaba bu mûcize, bir ölüm hastasının son hayat hamlesi, sönmek üzere olan meş'alenin ânî parlayışı gibi bir şey miydi?
Yoksa Dede'nin duyup duyurdukları, bir yıprannmış medeniyet bakiyesi değil de, sadece kendi iç ikliminin, derviş gönlünün düzenli, vecdli ve hikmetli sesi miydi?
Âşikar ki derviş kişi, bir iç saltanâtın üslûp ve nizamını cemiyete nakletmekle vazifeli insandı. Kâh hâl, kâh kâl, kâh vecd, kâh îmân, kâh hikmet ve irfan yoluyla olan bu intikal, çoğu defa san'at tarîkini ihtiyar ederdi.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Abide Şahsiyetler
Baskı tarihi:
2005
Sayfa sayısı:
287
ISBN:
9789757663225
Kitabın türü:
Yayınevi:
Kubbealtı Neşriyatı
"Şu bir tarihi hakikattir ki; XII. Asır Anadolusu'nun kanlı ve buhranlı coğrfyası üstünde Mevlana Celaleddin-i Rumi ve Yunus Emre gibi rehber ve önden gidici insanlar olmasaydı belki de dünyaya parmak ısırtan bir Osmanlı medeniyet ve hakimiyeti de olmazdı. Şuna da inanmak yerinde olur ki, Fatih Sultan Mehmed'e gemilerini karadan yürüttüren, Yavuz Sultan Selim'e ordusunu geçit vermez dağlardan, kervan geçmez çöllerden aşırtan, Varna'ları, Kosova'ları, Mohaç'ları meydana getiren ve halkı fütuhat kadar medeniyet ufuklarında da seferber eden, hep o büyük velilerden sızıp kütlelerin kanına canına karışmış olan bu müşterek iman ve idealdir."

Kitabı okuyanlar 3 okur

  • Beyza Özcan
  • Eyüp Ekin
  • Kadir ATLANSOY

Kitap istatistikleri