Safiye Erol'un boya vermeyen, başka renklerle alacalanmayan has ve solmaz bir rengi vardı. O, zanlar ve kıyaslar hilafına, fildişi kulesinin içinde, realitelere gözlerini yumup, hayatı ciddiye almamış kimse değildi.
Safiye Erol ise, halkı tanıyan ve memleket realitelerini yüreği kadar kafasında duyan gerçek münevverdi. Garp kültürü ile haşır neşir olmuş bulunması ona, şarklı olmanın şerefini küçümsetmemişti.