İnsanın kendisinden başka birinin daha her zaman mutlu olmadığını bilmesi öyle bir iç rahatlığı sağlıyor ki. Karanlığa bu denli battıysak perişan halde olmalıyız: Çünkü diğer herkes, sırf "başkası" olduğundan, bizim gibi korunmasız değil. Bu lanet bir yalan.
Gelecek? Tanrım daha da mı kötüleşecek?
Hiçbir zaman seyahat edemeyecek, hayatımı yoluna koyamayacak mıyım, asla bir amacım, hayatımın bir anlamı olmayacak mı benim? Hiçbir zaman içimde filizlenen adını koyamadığım arzuları açık seçik dillendirmek için vaktim- düşünceleri, felsefeleri irdelemek için uzun zaman dilimleri olmayacak mı? Kendi kendine bahaneler bulan bir sekreter mi olacağım ben, yoksa önüne engeller konulurken kocasının zihinsel ve mesleki anlamda gelişimini içten içe kıskanan, yavan bir ev kadını mı? Utanç verici arzularını ve özlemlerini bastırıp kendimle yüzleşmeye reddederek ve sonunda delirecek ya da nevrotiğin teki olup çıkacak mıyım?