Gözetim içinde gözetlenenlerin sessiz ya da gürültülü ,bilinçli ya da bilinçsiz,maksatlı ya da olağan ama hiç şüphesiz muazzam ölçekteki işbirliğine gelince, bu durumu(en azından ilk başta)”görülme sevdasına bağlamayacağım.Bilindiği üzere Hegel özgürlüğü öğrenilen ve tanınan bir gereklilik olarak tanımlanıyor...Kendini kayıt altına alma tutkusu,Descartes’in “Düşünüyorum o halde varım”sözünün güncel uyarlamasının “Görülüyorum(izleniyorum,fark ediliyorum,kaydediliyorum)öyleyse varım”olduğu çağımızda Hegelci hakimiyetin en başta gelen ve belki de en açık örneğidir.