Merve

8/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2022 5. kitabı
Ötüken neşriyattan aslına uygun latinize edilmiş şeklinde okudum. Sayfa altlarında bazı eski kelime ve tamlamaların günümüz türkçesindeki karşılıkları verilmişti. Aslına uygun olarak okumak çok daha eğlenceliydi o dönemde kullanılan kelimelere aşina olmak bakımından. Çok daha ağır ilerler diye düşünmüştüm ama sanırım pek çoğumuzda o dönem dili için ön yargı var maalesef. Bu kitapla bunu yıkmış bulunuyorum. İçeriğine gelecek olursak Romanda Talat ve Fikretin aşkı döneme, görücü usulu evliliğe,sosyal yaşantıya bir eleştiri olarak ele alınıyor, Kız çocukalarına bakış açısı, okutmama ve belli kısıtlamalara tabi tutmalarına bir eleştiri cihetinde yazılmış, kitapta bu kısıtlamaların da ahlaki bir yozlaşmadan kaçınmak için yapıldığı aslında bunları yapan uygulayan zihniyetin de dönemin yeniliklerinden etkilenmiş oldukları, ancak belli kaygılarla geleneklerinden vazgeçemedikleri de anlaşılmakta. Kitabı okurken bu kadar etkileneceğimi düşünmemiştim, son sayfalarını ağlayarak bitirdim zira. Günümüz için hayâli kalabilecak bir aşk ama keyifle -kederle desem daha iyi olurdu:)- okunabilecek bir eser.
Edebiyat
Taaşşuk-ı Talat ve FitnatŞemseddin Sami · Ötüken Neşriyat · 202038,1bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·264 syf.··
2022 4. kitabı
Araba Sevdası Türk edebiyatındaki ilk Realist roman kabul edilir. Romandaki hikaye 1866-71 li yılları anlatırken romanın yayınlanması 1896 yılını bulmuştur bu sebeple beklenilen yankıyı uyandırmamış, gerekli ilgiyi görememiştir çünkü yayınlandığı dönemde alafrangalık, doğu Batı çatışması sorunsalı Türk edebiyatında işlenen konular arasından kalkmıştı. Romanın Baş karakteri olan Bihruz bey babası vefat etmiş, yüklü bir mirasın kendisine bırakıldığı züppe, klasik mirasyedi bir karakter. Alafranga bir yaşam süren, kimliğini kişiliğini maddiyat üzerinden inşa eden -Özellikle araba- en büyük aktivitesi ise bu inşa ettiği kimliğini insanlara ifşa ile kendisini tatmin etmeye çalışan bir karakter. Bihruz’un hikayesi yüzünü dahi tam göremediği, -hayat tarzı ve terbiye bakımından yüzüne bakmayacağı bir kadına- bindiği araba (kimliğini araba üzerinden inşa ettiğini söylemiştik) sebebiyle aşık olduğunu sandığı siyeh-çerdeyi Çamlıca’da görmesiyle başlıyor. O aşkı ifade etmeye uğraşırken cahilliğini gözler önüne serer, acı olan kalemde çalışan “kültürlü, eli kalem tutan” diyebileceğimiz kesimin dahi dillerinden haberdar olmayan, başıboş, atıl kimseler olmalarıdır. Dönemin “aydın” diye gezinen kesimine bir eleştiridir bu. Bihruzun gösteriş budalası olduğunu söylemiştik, o kendi dilini dahi anlayamazken cümlelerinde onlarca fransızca kelime kullanan, esnafla iki cümle Fransızca konuşmakla kendini aydın addeden bir karakter. Pek çok açıdan değerlendirilebilecek olan eserde dönemin insanı, batılılaşmayı yalnızca kılık-kıyafette gören toplumun zengin kısmı eleştirilmiş ve Araba üzerinden kimlik inşası ele alınmış. Ben can yayınlarından günümüz türkçesine çevrilmiş versiyonundan okudum. Gayet akıcı ve açıklayıcı şekilde hazırlanmış.
Edebiyat
Araba SevdasıRecaizade Mahmut Ekrem · Can Yayınları · 202030,9bin okunma