Henüz anne değilim ama bir öğretmen adayı ve teyze ve halayım. Amacım çocuk psikolojisini anlamak.
Daha önce okuduğum Beş Sevgi Dili kitabı da tıpkı bu kitap gibi çok güzeldi. Herkesin anladığı bi dil var deriz ya hep o doğruymuş :)
Tıpkı yetişkinler gibi çocukların da anladığı diller var. Bunu çocukların isteklerine biraz kulak vererek anlıyoruz fakat asıl olayın çocuklarda değil ebeveynlerde olduğunu anladım. Sağlam psikolojiye sahip olmayan hiçbir bireyin yetiştirdiği çocuk sağlam psikolojide olmuyor.
Güzel çocuklar yetiştirmek ve dünyaya yaşaması için göndermek istiyorsak, özverili olup önce kendimizi düzelteceğiz. Çok okuyacağız, çok öğreneceğiz, sabırlı olmayı öğreneceğiz, fedakar olmayı öğreneceğiz. Tabi bunları düşünürken çocuk sahibi olup olmama konusunda çok sorguladım kendimi. Gerçekten istiyor muydum? Bi insanı yetiştirmeye hazır mıydım ? Bilmiyorum …
Henüz yolun çok başında hissediyorum kendimi. Hayat bana çok şey verdi peki ya ben ona?
Kitabın güzel yanları olduğu kadar eleştirdiğim tarafları da oldu. Özellikle sonlara doğru kendini tekrar edip durdu sanki. Bi yerde “ tamam ya anladık işte uzatma” diye serzenişte bulunmadım değil. Konu dönüp dolaşıp hep aynı yere geliyor;
“ anlamaya çalış, saygılı ol, sevgi dilini öğren ve onu kullan, sakin ve sabırlı kal”
Bu yazımı anne olduktan sonra okumayı çok isterim. Fikirlerim ne yönde şekil alacak acaba. Ama o zamana kadar bi öğretmen, bi teyze, bi hala ve bi abla olarak çevremdeki tüm çocuklara karşı çok daha hassas yaklaşmaya çalışacağım. Okuduğum her satırın kalbimde ve beynimde yarattığı değişikleri görmek için sabırsızlanıyorum.