Hayat herkesin hayatı kadar hayat; insan bazen kendi yerini, kendi anneliğini, kendi izini sorguluyor. Ben de bir gün kızımın gözünde nasıl bir anne olacağım diye düşündüm. Annesini anlatışı etkileyiciydi
Şehnazın değersizlik hissi çok baskın. Bu noktada karakter bana biraz mazoşist geldi. Bir kız annesi olarak okurken en çok şuradan ürktüm: Ya kızım böyle savrulan, tutarsız, sorunlu bir adama kapılırsa? Üç kuşak boyunca aktarılan, erkeklerle sorunlu ilişkilerin kaynağı tam olarak ne, bunu da tam bilemiyoruz.
Evli erkeklerden uzak durulmalı; bu konuda kitap daha net olabilirdi. Karaktere bir tavsiye verebilseydim, anne olmasını önerirdim. Belki o zaman erkeklere bu kadar tutunmamayı öğrenirdi
Eyşanın Aldatıldığını bildiği hâlde adamı neden boşamadığı ise kitap boyunca beni en çok düşündüren sorulardan biri oldu. Eysan’ın iç dünyasına girsek belki daha iyi anlayabilirdik ama bu hikâyede asıl mağdurun Eysan olduğu hissi bana biraz fazla geldi.
Dört nesil kadının çektiği acılara değinmesi güçlüydü. “Kadın olmak zor” duygusu çok net geçiyor. Hayatım boşa mı geçti sorgulaması yapılıyor ama sonunda duygularla yaşanan bir hayatın boş olmayacağı sonucuna varılıyor.
Kitap su gibi aktı kitap ve çok keyif aldım
Yazara neden adamın ismini E. Olarak gizli tuttuğunu sormak isterdim :)