Çeşmenin suyu akıyordu, nehrin suları akıyordu, gün geceyi akıyordu, şehirdeki yaşam ölüme akıyordu ; âdet böyleydi, zaman ve devran kimseyi beklemezdi..
" Gelmiş geçmiş en iyi günlerdi, gelmiş geçmiş en kötü günlerdi; hem bilgelik çağıydı hem ahmaklık; hem inancın devriydi hem şüpheciliğin; hem Aydınlık hem Karanlık bir mevsimdi; umudun baharı, umutsuzluğun kışıydı; hem her şeyimiz vardı hem hiçbir şeyimiz yoktu; hepimiz ya doğruca Cennete gidecektik ya da tam aksi istikamete.. "