Kör olmak?
İnsanın gözleriyle çevresini algılayamaması mı? Peki insan baktığı şeyi göremiyorsa? Birlikte yaşadığını düşündüğü ailesinin kırıklıklarını hissedemiyorsa yada hergün aynı apartmanın kapısından içeriye birlikte adım attığı komşusunun dertlerini duyamıyorsa... Bu körlüklerin en kuyusu değil de nedir. Bireyselleşmiş ve kendiyle var olabilmiş bir toplum olma yolunda atılan her adımın, yan etkisi olan ve kendi kendineliğimizin bizlere bıraktığı körlüğün varolabilecek en güzel eleştirilerinden biridir bu kitap. Gören gözlerin parlak bir aydınlıkla kör ettiği beyaz salgın; günümüzde hep daha iyisini garanti ederek hep daha ileriye bakmamızı isteyen tüketim girdabının görmemize asla izin vermediği halbuki burnumuzun ucundaki en temel ihtiyaçlarımıza dönüp bakmamızı sağlamaktadır. Okurken açlık gibi ölüm gibi ve hatta insanın bu ihtiyaçlarından uzak kaldığında gün yüzüne daha fazla çıkan içimizde ki vahşet gibi bizi biz yapan gerçekliğimizin en yalın haliyle tanışırken bunların ötesinde insanı insan yapan özelliklerimize de yabancılaştığımızı düşüneceksiniz. Keyifli okumalar :)
KörlükJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınları · 2022132,2bin okunma