Mutluluk kısa sürer, tıpkı o bahar açıp solan nergisler ve fulyalar gibi.
Hüzün, her şeyi boğan ve babamın onlardan kurtuluş yok dediği inatçı otlar gibi uzun süre kalır.
İyi şeyler de kötü şeyler de geldiği gibi gidiyor. Ağlamak istediğinde rahatlayana kadar ağlamalı. Gülmek istediğindeyse doyasıya gülmeli insan. Sonra bir bakmışsın her şey geride kalmış. Ancak sonuna kadar gidip korkularıyla yüzleştiğinde yeni bir başlangıç yapabilir.”