Old men never die / ölümsüzler köyü adıyla çevrilen bir iran filmini anımsattı bana. İzlemedi iseniz bu kitabın üzerine bir de onu izleyin isterim. Kitaba gelince daha Kehanetler Kitabındaki alıntı ile sürüklüyor sizi. İnsan olmanın ne demek olduğunu giderek daha az öğreneceğimiz günlerin neler getireceği hakkında biraz da ipucu veriyor Saramago...
Eserde Kenan Evrenin eşi Sakine'nin Tunceliden 1938'de sürgün edilişi ve sonra Kenan Evrenle evlenmesi, 12 Eylül Darbesinden önce Sakine'nin felç geçirmesine rağmen eşinin darbe yapışı ve akabinde sakine'nin eşinin legal bir şekilde cumhurbaşkanı olmaması nedeniyle köşke gitmek istememesi, 1984 de ölmesi de bir öykü halinde anlatılır.
Bana Yaşar Kemal'in Hüyükteki Nar Ağacı'nı anımsatan bir romandır. Doğu Torosları, bölge insanını anlamak için okunacak bir yapıt... Bir de ikinci cildi var. Binboğalı Son Kökçüler...
Anasını öldüren ağanın çobanı olan ve onu öldürerek dağa çıkan Ali'nin hayatının ilk kısmını içerir. "Birinci cilt bitti" diye sona erer. İkinci cildi çıkmaz. Orhan Veli Alıcı'nın Eşkıyaşk/Eşkıya Ali adlı romanında hem birinci hem ikinci kısım detaylı bir şekilde kaleme alınır.
Yaşar Kemal'in İnce Memedi ile oldukça örtüşür. İnce Memed yörede yaşayan Safiye Memed odluğu ileri sürülse de Bu romana konu olan Ali ile daha çok benzeşir.
Çepel Dünya'da anlatılan Ali-Alo ile ilgili Nurettin Rençber'in Alo Türküsü aslı eserini dinleyebilirsiniz. Yani Eşkıya Ali gerçek bir yaşam.
Antoni Casas Ros arabasıyla seyahat ederken bir geyiğe çarpınca yanındaki kız arkadaşı ölüyor, tüm vücudu yanıyor, Sayısız ameliyat geçirmesine rağmen yüzü bakılamayacak kadar zarar görüyor. Geçirdiği bu talihsiz kazayla hayatını internetten matematik dersleri vererek kazanıyor ve sonra edebiyata yöneliyor. Gündüzleri hiç dışarı çıkmayan yazar basına da hiç bir fotoğraf vermiyor.
Romanda anlatılanın kendi hayatı olması oldukça başarılı bir çalışmanın ortaya çıkmasını sağlamış.