Başını ellerinin arasına alıp “On iki!” dedi. Bu söylediğiyle aslında bir sayıdan daha da fazlasını kastetti. Ve düşünmeye devam etti. On iki ay, sema eyleyen on iki gezegen, on iki saat, on iki burç, on iki başak, on iki hizmetli, on iki havari, on iki imam, on iki yıldız…
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
İnsanın yarınını düşünmesi ve güvence altına alması serüveni, ilk hırsızlığı, kendi türünden ilk canlıyı ruhundan ayırması onun o bencilce hislerine dayanıyordu. Ve siyasal bir hayvan olduğunu gösteriyordu. Bu temel arayış ve varoluş gayesi, süreç içerisinde vazgeçilmez bir amaç olmuş, çağdan çağa değişen araçları kullanarak bu güne gelmişti…
Maziyi sual edip bu acı ve garip hâli düşündükçe yüreğinin derinliklerinde tarifsiz zelzeleler oldu… O anda uzak gezegenlerin birinde bir cenk başladı. Öyle bir cenkti ki Bilge Dede’nin âlemindeki savaşlar gibiydi.