Yazarın okuduğum ilk kitabı oldu. Roman okumayı çok sevdiğim için bunu da seveceğimi biliyordum. Öyle de oldu. Hikaye bir ailenin iç hesaplaşmalarını birbirlerine söyleyemediklerini iç sesleriyle anlatıyor. Ethem, Ekrem, Emin. Anneleri babaları ve eşleri ile ilgili bir sürü iç konuşma. Değişik ve farklı geldi bana beğendim. Diğer kitabını da alacağım
2 günde bitirdiğim bir kitap oldu. Film izler gibi okudum kitabı çok beğendim. Venedik'te geçen bu hikaye bir rastlantının nelere sebeb olabileceğini çok güzel anlatmış.
Kitabı yeni bitirdim fakat dil olarak okuması yorucu geldi bana. Sabahattin Ali kitapta çok fazla detaylandırma yapmış bu da okurken biraz sıkılmama sebeb oldu haliyle.Hikaye olarak , işleyiş ve karakterlerin kendini ve olayları anlamasını beğendim.
İçimizdeki Şeytanın ne olduğunu çok iyi anlatmış Sabahattin Ali. Belli bir sayfadan sonra hikaye akıcılığa kavuşuyor. Ama olay örgüsü ve tam olarak anlatılmak istenen mesajın verilmesi güzel fakat bence sonu havada kalmış gibi..
Ne zamandır okumak istediğim bir kitaptı nihayet bitirdim. Dünyadaki bütün kadınların sadece isimleri farklı ama yaşadıkları ve acıları hep aynı. Bir saç örgüsü Kanada, İtalya ve Hindistan'daki 3 kadını nasıl bir araya getirebilir ki? diye sordum hep. Ve sonlara doğru bir gözyaşım pıt yaptı gözümden
O kadar güzel işlenmiş bir hikayesi var ki. 400 sayfa 2 günde şu gibi aktı diyebilirim. Aşk, arkadaşlık, acı.. ne ararsan var kitapta ama dili o kadar akıcı dizi izler gibi okudum. Sayfalar ilerledikçe heyacan ve merakın yanı sıra acı da çoğalıyordu sanki. Sonu beni gerçekten çok şaşırttı tahmin ettiğim halde. ( başından tahmin edemiyorsunuz sayfalar kendini belli ediyor) Unutsam da tekrar okusam dediğim kitaplardan oldu.