"Söylesene," Dedi, "sence sefil haldeki biri mi, yoksa mutlu biri daha iyi adaklar adar? "
"Mutlu biri elbette. "
"Yanlış, " Dedi. "Mutlu biri kendi hayatıyla meşguldür. Kimseye minnet borcu olmadığını düşünür. Ama onu soğuktan titrer, karısını öldür, çocuğunu sakat bırak, o zaman dualarını duyarsın. Sana kar beyazı bir süt danası alabilmek için ailesini bir ay aç bırakır. Parası yeterse yüz tane alır. "
Sessizlik sürüyordu ve ansızın şakağımda, saçlarımın aradında demir'in soğuk temasını hissettim. Kurtulacağından çok mu emindim diye şimdi soracak olsanız Tanrı şahidim olsun size şu yanıtı verirdim: Hiç umudum yoktu, olsa olsa yüzde bir şans verirdim. Peki niçin ölümü kabul ediyordum? Buna şöyle bir sorıyla karşılık verirdim: Taptığım bir varlık bana silah doğrulttuktan sonra hayatın ne anlamı kalır? ...
Onu uyandıramıyorum! Kollarımla onu sarıp sarmaladım, gözyaşlarımın perdesi ardından gözlerinin içine baktım ve tek söz söylemesi için yalvardım ama cevap vermedi. Ah, bu o uzun uyku mu yoksa - Ölüm mü bu? Bir daha uyanmayacak mı?