“Esaret sadece işgal değildir; düşünememek, susmak, kabullenmek de bir esarettir.”
Kemal Tahir bu romanda yalnızca İstanbul’un işgal altındaki halini değil, bir aydının zihnini, vicdanını ve kırılma anlarını da anlatır.
Ana karakter Kamil Bey, suskunluğun çığlıkla yarıştığı bir dönemde, her şeyi sorgulamaya başlar:
Vatan nedir? Direnmek nedir? Aydın olmak gerçekten neye hizmet etmektir?
Bu kitap, bir tarih romanından çok daha fazlası.
Bir fikir romanı. Bir vicdan romanı.
Kimin hain, kimin kahraman olduğunun bulanıklaştığı bir dönemi anlatırken, aslında günümüze de ayna tutuyor.