Yayınevi ve çevirmen:Athica Yayınları- Açelya Yavuz
Yazar: Lee Kkoch-Nim
Sayfa sayısı:200
Yine Kore Edebiyatından ve Athica yayınlarından bir kitap ile sizlerleyim. Kitabı okumadan önce konusuna şöyle bir göz attım ve arkadaşlık, akran zorbalığı ve buna bağlı bir cinayet olduğunu görünce çok merak ettim ve hemen başladım. Çabucak bitti çünkü hikayede merak unsuru baya baskın. Kızı öldüren kişiyi bulana dek arkadaşı ile arasındaki ilişkiye de ışık tutuyoruz ve onların gerçekliklerini izliyoruz. Hikayede birden fazla gerçeklik olması ve birçok kişinin bakış açısının yansıtılması çok hoşuma gitti. Bunun yanı sıra yazarın yalnızlık temasını iyi işlediğini düşünüyorum. Çünkü ana karakterlerin yalnızlık problemi bana sirayet etti bu yüzden ana karakterlerin davranışlarını ölçüp, tartmak epey kolaylaştı benim için. Onların davranışlarının tahlilini yaparken ve kurguyu devam ettirirken yalnızlığın insana ne büyük acılar çektirdiğini okumak ve buna katlanmalarını kurgu ilerledikçe hissetmek, insana kendini sorgulama alanı yaratıyor. Açıkçası kitap film gibi akıp gitti diyebilirim, son zamanlarda okuduğum en akıcı kitaplardan biriydi. Kitaba 4 vermemin sebebi ise kitabın üstümde bıraktığı hüzün ve kurgunun son demleriydi. Akıcı ve üzerine düşünülecek bir kitaptı.
Umarım sizlerde beğenirsiniz,keyifli okumalar diliyorum.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Bağladım ilk kez orada bütünüyle senin oldu adın,
emin adımlarla yürüdün kendine, suskunluğunun çanlarıydı özgürce çalman, yanına geldi kulak verdiklerin,
ölen, sana da sardı kollarını ve üçünüz geçip gittiniz akşamın içinden.