Sonsuz adaletin sizin dünyanızın görebildiği kesimi, denizin dibine bakan gözün gördüğü kadardır.
Kıyıda denizin dibini gören göz, dibi göremez açık denizde; oysa dip yine oradadır, ama derinlik engeller görünmesini.
Baktıkça ona, sevgim özgürleşti, arındı her türlü başka tutkudan, öyle ki, Beatrice'ye doğrudan vuran sonsuz mutluluk, o güzel yüzden yansıyan ışımayla mutlu etti içimi.
Madde dünyanızın sayfaları dışına uzanmayan olasılıkların tümü de önceden işlenmiştir sonsuz varlığın içine;
ne var ki, olasılık zorunluğa dönüşmcz ille de, tıpkı akıntı boyunca inen bir gemiyi, yansıdığı gözün yürütmemesi gibi.
isteğinin ateşini, dışarı çıksın da, ne varsa içinde olduğu gibi yansıtsın;
sözlerinle, bildiklerimiz artacak sanma, ama susuzluğunu söylemeye alış ki, içecek versinler sana.
İnsanlar acele karara varmamalı, buğdaylar daha olgunlaşmadan olgunlaştı sanmamalı;
Çünkü kış boyunca kupkuru, dikenli sapın, daha sonra tepesinde gül bittiğini gördüm ben:
Denizde büyük bir hızla, dosdoğru yol alan geminin, limana girince battığını gördüm ben.