İnsanın yaşadığı ortam, giderek onun karakterine, kökleşmiş niteliklerine ve alışkanlıklarına dönüşür, onun tabiatının ve doğuştan gelen niteliklerinin yerini alır.
Şu veya bu görüşün yanlısı olan kimse, kendi eğilimlerine uygun bir haberi tereddütsüz kabul eder. Bu türden bir ön yargı da, eleştirel düşünmeye ve tenkitçi gözle bakıp araştırmaya engel olur. Ve yalan işte bu şekilde benimsenir ve başkalarına aktarılır.
İnsanlar şu üç sözü söylerler ama davranışları sözlerine ters düşer.
Birincisi; “Biz Allah cc’ ın kuluyuz” derler, fakat başıboş gibi davranırlar.
İkincisi; “Allah cc bizim rızkımıza kefildir” derler, fakat kalpleri yalnız dünya ile dünya varlığı biriktirmekle tatmin olur.
Üçüncüsü; “ Ölümden kurtuluşumuz yoktur” derler, fakat hiç ölmeyecekmiş gibi hareket ederler.