Sırât konusu da inanılması farz ve kesin olan konulardan birisidir. Sırât'ın sözlük anlamı yol demektir. Dünya'da doğru yolda ilerleyen, ahirette de cehennemin üzerinde olan Sırât'tan selâmetle geçeceklerdir. Bazıları yıldırım hızıyla, bazıları ata binen kimse gibi, bazılar da sürünerek Sırât'tan geçerler. Dünyada din yolunda nasıl ilerlemişlerse, orada da Sırât köprüsünde aynı şekilde ilerlerler. Fecr Suresi'nin "O gün cehennem getirilir." ayetinin tefsirin de Resulullah (s.a.a) kendisinden nakledilen bir hadiste şöyle buyuruyor:
Kıyamet günü cehennemi getirirler. Bin tane tutma yeri vardır ki, her birisini bin melek tutar. Bir milyon melek, cehennemi çekmekle görevlidir. Cehennem bir nara atar. Alevler göğe yükselir ve yaratıkların etrafını bir yüzük kaşı gibi sarar. İnsanlar büyük bir tedirginliğe düşerler, neredeyse helâk olurlar. Sonra Allah, Sıraât'ın getirilmesini emreder. Cehennemin üstüne bir köprü kurulur. Herkes bu köprünün üzerinden geçmek zorundadır. Kur'an'da da açıkca buyurduğu gibi ister cennetlik olsun, ister cehennemlik, herkes cehennemin içinden geçen Sırât'tan geçmek zorunda. Bu köprünün yedi akabesi (sarp geçit) vardır. Her akabede duraklar vardır. Her durak on yedi bin fersahtır. Her akabede yetmiş bin melek görevlidir. Herkes cennete ulaşmak için bu yedi akabeden geçmek zorundadır.