Metehan

Pek az misafirliğe gitmek ve pek az misafir çağırmak istiyorum. Bir sürü fesat ve dedikoducu insanlarla ahbaplık edip ne olacak sanki?
Alıntı
Reklam
"Etrafa kırıldığım zaman beni sen teselli edeceksin, işte o zaman ben her şeyi unutarak senin boynuna sarılacağım," diyorsun.
Sayfa 53·Kitabı okudu
Alıntı
Ben bazen çok sevdiğim bir arkadaşla beraber tenha bir köye gider ve on beş yirmi gün kalırdım. Bu zaman zarfında hiç yalnızlık üzüntüsü çekmezdim. Çünkü kafa dengi bir arkadaşım vardı. Fakat mesela hapishanede yattığım zamanlar, sekiz yüz kişinin arasında olduğum halde yalnızlıktan bunalırdım. Yalnız orada değil, şimdi serbest iken bile kendimi kimsesiz hissediyor ve bunun için seni her gün artan bir istekle bekliyorum.
Alıntı
Bu kıpırdamadan duran, hırpani ve yıkık görünen kocanın karşısında ikinci asker soruyor bu sefer: "Nasılsın?" "Sevinçler küçücük ama acılar uçsuz bucaksız."
Sayfa 85·Kitabı okudu
Alıntı
"Tekelcilik yapan bütün piskoposluk meclisi üyeleri pataklanmayı, yakalarından tutulup pirelerinin silkelenmesini, kenelerini ayıklamak için derilerinin yüzülmesini hak ediyor. Şerefsizlikten bir an olsun çekinmeden manastırlarınızda hırsızlama elde edilmiş tahılları istifliyorsunuz, zavallı aile babası hiçbir şey bulamayıp karısıyla çoluk çocuğuyla açlıktan ölse de. İşte bu yüzden fiyatlar bu kadar yükseliyor. Her şey ateş pahası! Muhasebe defterlerinize yuvarlanmış rakamlar yazıp sadece ufacık meblağlar veriyorsunuz borç olarak. Doluyu, donu, kuraklığı ellerinizi ovuştura ovuştura neşeyle karşılıyorsunuz. Ruban sınıfının aşırı bolluğu midemi bulandırıyor! Korumaları gereken kuzularla karınlarını doyurduklarını görmekten tiksiniyorum."
Sayfa 27·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam