Hayatımı düşünüyorum, sanırım yürümeyi öğrenmek dışında; yapmaya karar verdiğim hiçbir eylemi 200 kere başarısız olmaya sabredecek kadar denemedim.
Doğduğunda oturmayı bile beceremeyen bir canlının iki ayağının üzerinde dengeli şekilde yürümeye başlaması üniversite sınavını kazanmaktan, iş yerinde terfi almaktan daha zor bir eylemdir.
Düşmek başarısızlık hissinin yanı sıra fiziksel olarak da can acıtan bir şey. Şu an 20 kere poponun üstüne düş kalk desem 4.'de düşmeyi bırakırsın. Bizler bir kez aşk acısı yaşayınca bile tekrar sevmeye tövbe edebilen insanlarız. Ya bebekler de bıraksa ve bir şekilde yürüyemeyeceklerine inansa? çoğu şeyde buna inandırmıyor muyuz kendimizi?
Bizim çevremiz bebekken yürümeye teşvik ettikleri kadar destekleselerdi keşke.. Bizler büyüdükçe daha en başından çok iyi bildiğimiz "başarının sırlarını" unutmuş oluruz. tekrar öğrenebilmek için debelenir dururuz. dünyadaki milyonlarca insan da asla tekrar öğrenemeden ölür gider. ve kapasitesinin çok çok altında işler, hobiler yapmış olur..
Belki de bir şeyden vazgeçmeden önce sormak gerek "200 kez denedim mi?"
Ve en önemlisi vazgeçmeyin !
Başaracaksınız !