Metin Ester

Metin Ester
@Metinestr
İstanbul
18 Temmuz 2000
353 okur puanı
Ocak 2025 tarihinde katıldı
metinestrr
Merhaba dostlar
10/10
·680 syf.··
Beğendi
·
2026 24. kitabı
·
41 günde okudu
·
Okunma: 11 Nisan 2026 01:12
Bitti. Maalesef bitti. Bitmemesi için epey ağırdan almıştım… Bu kitap 600 küsur sayfadan oluşuyor ve her sayfasında ayrı bir huzursuzluk barındırıyor. Adının hakkını gerçekten verebilmiş olan nadir kitaplardan diyebilirim. Kendi kendime bile söylemediğim, içime attığım, görmezden geldiğim ne varsa ortaya döküldü, etraflara saçıldı bu kitap yüzünden. Ancak hepsi gerçek ve günyüzüne çıkmaya teşne duygulardı. Tarif edemediğim bütün huzursuzlukları kusursuz bir biçimde kağıda dökmüş sevgili Pessoa. Yaşamda bir şeylerin huzursuzluğunu yaşayan herkesin ilgisini çekecek, yarasını kanatacak fakat asla sarmayacak bir kitap bu. Okurken acı çekeceksiniz, fakat yinede okunmalı. Daha fazla uzatmaya gerek yok, huzursuzluklarından öperim sevgili yazarımızın. Sevgiler, saygılar.
Huzursuzluğun KitabıFernando Pessoa · Can Yayınları · 202514,5bin okunma
Merhabalar Dostlar
8/10
·779 syf.··
Beğendi
·
2026 8. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 28 Ocak 2026 20:27
Bu inceleme oldukça kısa olacak, zira kimsenin umrunda olmadığı açık… Bir insan hem müthiş derecede zeki, hem de bir “Budala” olabilir mi? Olabileceğini öğrenmiş olduk. Eğer saflık derecesinde iyi niyetli olursa insan, prens Muşkin gibi bir budala ilan edilir. İnsanın iyi niyetinde bile bir dur noktası olması gerektiğini, herkese anlayışlı ve iyi davranmanın sonucunda bizzat sizin ağır bir biçimde cezalandırılacağınızı (hayat tarafından) net bir biçimde öğrenmiş oldum bu kitap sayesinde. “İnsanlara hak ettikleri kadar bile iyi davranmaya gerek yok, kendi çıkarlarınızın dışında olan her davranış, size katbekat ceza olarak dönüyor.” Bunu söylüyor bu kitap kısaca. Sevgiler, saygılar…
BudalaFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201231,4bin okunma
Merhabalar Dostlar
10/10
·664 syf.··
Beğendi
·
2026 7. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 18 Ocak 2026 20:14
Oblomovluk… hep duyardım bu tanımı, öğrenmek bu zaman nasip oldu. Oblomov, hayatta derin acılar yaşamış, eziyetler çekerek büyümüş birisi değildi; aksine, şatafat ve huzur içinde büyümüş birisiydi. İyi eğitimli, varlıklı, kültürlü bir kimsenin, (dönemin gerekliliği olarak) balolarda, eş-dost ziyaretlerinde, kahkahalar içinde ömür tüketmesi beklenir. Belki de Andrey’in dediği gibi “çalışmak, emek vermek içindir” onların hayatı. Fakat Oblomov tüm bunları reddetmiş biriydi. Çoğu zaman acı tecrübeler ile elde edilen dünya bakışını, o oturduğu yerden elde etmişti. “Saçmalık!” Diyordu tüm bu sosyete alışkanlıklarına. Kendini geliştirmek, hayat suyunda beyhude çabalamak da ona saçmalık olarak geliyordu. Fakat hayatına Olga gelince bir şeyler değişmeye başladı. Kaçtığı, tiksindiği o yaşama bir nebze de olsa yaklaşabildi Olga sayesinde. Fakat bu benim nezdimde; boğulmak için suya atlayan insanın, refleks olarak çırpınışından başka bir şey değildi. Öyle de oldu. Oblomov, koca bir ömrünü yalnızca “Oblomovluk” yaparak geçirdi. Kendisi bana iyi bir dost oldu. Sevgiler Oblomov… Saygılar Sevgili Dostum…
Oblomovİvan Gonçarov · Koridor Yayıncılık · 202249,8bin okunma
Merhabalar Dostlar
10/10
·126 syf.··
Beğendi
·
2026 6. kitabı
·
30 saatte okudu
·
Okunma: 09 Ocak 2026 21:19
Werther… onu ne kadar iyi anlamış olsam da kitabın sonlarına dek sadece kızgındım. Bu kitabı ilk okuduğumda da bende aynı duyguları uyandırmış mıydı, hatırlamıyorum. Sevgili Werther’in mektuplarından oluşan bu kitabı okurken, sanki o mektuplar bizzat bana gönderilmiş gibi hissettim. Onun bahsettiği dost benmişim gibi, her mektubunda bir hayli sinirlendim, delirmiş olacağım düşünülmeyecek olsaydı ona cevaplar bile yazardım… Her ne kadar aşkı için kendini feda etmiş birinin hikâyesi olarak okusak da bunu, o aslında ömründe dağılmış olan acılarının tümünü bir yerde topladı. Beyhude çekilen acılarına bir anlam kazandırmak için, acılarını kutsallaştırmak için aşık oldu. Bir dostun kaleminden dökülmüş bu mektupları okumuş olmanın burukluğu ile veda ettim kendisine… Hoşça kal Werther, elbette tekrar görüşeceğiz ve mutlaka bu sefer mutlu biçimlerde olacağız.
Genç Werther'in AcılarıJohann Wolfgang Von Goethe · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024149,8bin okunma
Merhabalar Dostlar
10/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2026 3. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 06 Ocak 2026 16:21
Kitap hakkında genel konuşmak yerine önce Sartre, sonra da Baudelaire hakkı da konuşmak isterim. Sevgili Sartre, bir insanın iç dünyası en iyi nasıl anlatılabilirse öyle anlatmış. Öyle ki artık Baudelaire’yi kendim kadar iyi tanıyorum. Onun yaşamı, duyguları, hayata baktığı pencereler, gözlemleri… her şeyini derinlemesine inceledim Sartre sayesinde. Bu sayede kendisi ile olan ruhani yakınlığımı da keşfetmiş oldum. Keşke bütün biyografi kitapları bu şekilde yazılmış olsa, o zaman çok daha fazla keyif verirdi birilerini tanımak. Sartre’nin gözündeki Baudelaire, yaşamdan kaçmış, kendine sığınmış, bütün zevklerini acılarından almış birisi. Öyle ki; intihar ettikten sonra yaşamını sürdürebilecek olsaymış, bunu bile zevkle ve defalarca yaparmış. Aslında bütün acılarının başlangıcı annesine duyduğu yoğun duygular ve bunun ardından sıra gelen olaylar. Kendisiyle birçok ortak duyguda buluştuğum bu eşsiz ruh, bir tek kadınlar ve şehvet anlayışı konusunda ters düşüyor benimle. Bunun dışındaki, (Sartre’nin anlattığı) bütün duyguları benimkilerle ile eş. Kendisini sevmeme sebep olan da tam olarak bu. Daha çok yazabilirim, ancak bunu benim yerime Sevgili Sartre yapmış zaten. Bu sebeple son sözümü söyleyeyim: bir insanı tanımanın tam olarak ne olduğunu merak edenlerin bu kitabı okumasını tavsiye ederim. Ki mutlaka ortak paydada buluşulabilinecek birçok duygu ve görüş keşfedeceksiniz. Sevgiler Sartre, Saygılar Baudelaire…
BaudelaireJean-Paul Sartre · İthaki Yayınları · 2017243 okunma