Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
AŞK'A DAİR
Aşktan bahset bize! dedi Almitra.
Başını kaldırdı ve insanlara baktı, o anda halkın .. .. sükunet çöktü. Güçlü bir sesle söze girdi:
Aşk sizi çağırırsa eğer, peşini bırakmayın, Sarp ve çetin olsa da patikaları.
Kanatları sizi sardığında teslim edin oracıkta kendinizi
Canınızı yaksa da tüylerinde saklı kılıçları. Ve sizinle konuşursa şayet, inanın ona, Sesi bahçeyi yerle bir eden kuzey rüzgarı gibi rüyalarınızı parçalasa da.
Çünkü tahta çıkardığı gibi çarmıha germesini de bilir aşk.
Dallandırdığı kadar budar da aynı zamanda. Boyunuza gelip okşasa da güneşte titreyen en körpe dallannızı,
İner köklerinize, silkeler toprağa sıkı sıkıya tutunuşlannızı.
Mısırdan bir demet gibi toplar sizi kendi keyfine.
Çırılçıplak soyana dek harman eder.
Kalburdan geçirir kabuğunuzdan ayırmak için.
Bembeyaz oluncaya dek öğütür sonra ' Yumuşayana kadar yoğurur;
Ve sonra atar sizi kutsal ateşine, tanrının kutsal ziyafetine kutsal ekmek olasınız diye.
Bütün bunları size aşk yapar, kalbinizin sırlarına ulaşıp hayatın kalbinde bir parçaya vakıf olabilin diye
Bana en acı veren engelimdi; çünkü konuşamazsa insan kaybolmuş gibi olur, milyonlarca şey söylemek isterken bir kelime bile edemez. Yazmam gayet iyiydi, fakat sadece yazılı kelimelerle anlatılamayan, "hissettirilemeyen" bazı duygular da vardır. Yazmak, ölümsüzleştirebilir ama sesin yaptığı gibi iki insan arasındaki boşluğu kapatan bir köprü kuramaz. Bir arkadaşımla tartışmayı ya da bir kızla birkaç dakika sohbet etmeyi, dünyadaki en iyi kitabı yazmaya tercih ederdim.
"Hikaye yazmak için Dinlenmesi gereken iki temel kural vardır," dedi. "Birincisi, anlatacak bir hikayenin olması. İkincisi, okuyan kişinin bunu yaşadığını hissetmesini sağlamak."