Meursault Samsa

Meursault Samsa
@Meursaultsamsa
kahve, Eric Rohmer, Woody Allen, Jim Jarmusch, Bob Dylan, rock, viski
Puan vermedi·160 syf.··
2026 22. kitabı
Eleştirimi baştan yapayım bence çok dağınık bir kitap. İşlediği mesele güzel, işleyiş şekli güzel ama çok dağınık. Muhtemelen çok fazla şeyi anlatmak istediği için bu kadar dağılmış hikaye. Küstahça bir tavır olacak ama bir kitap bir adam var buraya gidiyor vs. diye yorumlanmaz. Çok basit kitaplar için ya da sadece ''page turner'' ya da ''best seller'' diye tabir edilen kitaplar için bu olabilir belki ama nitelikli edebiyat için görünürde anlatılan şey kitapta işlenecek asıl mesele için kullanılan bir araçtır genelde. Hatta pek çok kitapta daha ilk sayfalarda yazar bir olayla, bir pasajla bazen bir cümle ile o kitapta tartışacağı meseleyi okuyucuya verir. Bunu o pasajı okuduğunuzda fark etmeyebilirsiniz ama kitabın devamında ya da kitabı bitirdiğinizde evet ya dersiniz, yazar zaten bunu söylemişti aslında başlarda dersiniz. Mesela bu kitabın başlarında anlatıcı dedesinden bahsediyor, onun yaşlı bir ağaç gibi yaşadığı toprağa kök saldığından vs. Kitabın adı ve arka kapakta yazanlar ise bu metnin bir kültür çatışması meselesi olacağını söylüyor zaten. Birlikte değerlendirdiğinizde o kök salmış ağaç metaforu ile aslında kitap boyunca bir yere, bir kültür ait olmak ile yersiz yurtsuz hatta kimliksiz olmanın kıyasının yapılacağını anlıyorsunuz. Bu kısmı benim için kitabın güzel kısmı, harika bir kitap ve edebiyat konusu bence bu mesele. Bununla birlikte kuzeyin güneyden, güneyin kuzeyden (yazar Afrikalı olduğundan böyle ama siz bunu doğu batı gibi okursanız daha anlaşılır olur) nasıl göründüğünü de çok güzel işliyor yazar. Gelgelelim bu meseleler arasında çok fazla git gel yapıyoruz ki bu da kültür karmaşası ile ilişkilendirilebilir ve yazarın bunu bilerek yaptığı söylenebilir, buna da eyvallah ama üzerine bir de ataerkil toplum eleştirisi geliyor kitabın sonlarına doğru.
Kuzeye Göç MevsimiTayyib Sâlih · Ayrıntı Yayınları · 2016493 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Puan vermedi·104 syf.··
2026 21. kitabı
Berk Kuruçay bu çalışmayı üç müzisyen için yaptı; Tom Waits, Bob Dylan ve Leonard Cohen. Üç kitap için de yanı şeyi söyleyebilirim; çok daha iyisi olabilirdi, çok daha edebi bir iş yapılabilirdi ama mevcut kitaplar için de kendisine minnettarım. Her şarkının hikayesini, o şarkıyı dinleyerek okumak ayin gibiydi. Tom Waits diğer iki isimden biraz farklı. Çok uzun yıllardır devam eden harika bir evliliği var. Hayatın her alanını eşi ile paylaşıyor, besteleri de beraber yapıyorlar. Viski sesli bu adama uyuşturucuyu ve alkolü bıraktırmış bir kadın Kathleen Brennan. Bir beatnik'i bir aile babasına çevirdi kadın. Bu elbette ilham verici bir şey, iyi bir şey ama diğer yandan benim en sevdiğim Waits albümlerinin Waits'in bekar dönemlerine ait olmasında da etkisi vardır diye düşünüyorum bu kusursuz evliliğin. Bir filmde şöyle muazzam bir replik vardır; "İtalya'da Borgialar döneminde otuz yıl savaş, terör, cinayet ve kan döküldü ama Michelangelo'yu, Leonardo da Vinci'yi ve Rönesans'ı yarattılar. İsviçre'de ise kardeş sevgisi vardı, 500 yıllık demokrasi ve barış yaşadılar - peki bu ne üretti? Guguklu saat."
İstanbul'dan Gelen TelefonBerk Kuruçay · Karakarga · 201714 okunma
Puan vermedi·360 syf.··
2026 20. kitabı
Napoli Romanları serisinin ilk kitabı için beklentim daha fazlaydı aslında, ama yine de okuması keyifli bir kitap oldu. İki çocukluk arkadaşının çoğu arkadaşlık ilişkisinde olsa da su yüzüne çıkmayan, fark edilmeyen ya da fark edilse dahi çoğu zaman reddedilecek olan ego savaşlarını, kıskançlıklarını ama aynı zamanda birbirlerini besledikleri, birbirlerine sığındıkları o tuhaf ilişkiyi çok güzel anlatmış. Fonda da fakir bir İtalyan mahallesinin değişen sosyoekonomik ve kültürel yapısını işlemiş. Napoli ismi ile anılan bir seri olduğu için insan biraz daha fazla odaklanılmasını bekliyor toplumsal yaşama ama kitap birinci tekil şahıs ağzından anlatıldığından o karakterin bakış açısının dışına hiç çıkmıyor ve sadece onun gözünden sınırlı şekilde fark edebiliyoruz semtteki değişimleri. Hikaye akıp gidiyor, ayrıca iki arkadaş arasındaki çatışmalar, çocukluktan ergenliğe geçiş sırasındaki o bunalımlar falan çok güzel verilmiş ama edebi anlamda çok da bir vaadi yok bence kitabın. Dönem dönem çok okunan(İtalyanca Aşk Başkadır mesela) bir süre sonra da unutulan kitaplardan hallice. O seviyede diyemem, onlardan biraz daha yukarıda bir yerde bence, ama çok fazlası da değil. Buna rağmen belki çok fakir bir ailede, fakir mahallelerde büyümüş olmam sebebi ile bana dokunan bir metindi bu ilk kitap.
Benim Olağanüstü Akıllı ArkadaşımElena Ferrante · Everest Yayınları · 20153,513 okunma
Puan vermedi·96 syf.··
2026 19. kitabı
Berk Kuruçay, bu seride üç kitap hazırladı. Bunlar Tom Waits, Bob Dylan ve Leonard Cohen içindir ki Johnny Cash de eklenebilirdi bunlar arasına bence. Bu üç kitapta bu üç büyük ismin bazı şarkılarının hikayelerini anlatıyor Berk Kuruçay. Üç kitap için de ortak eleştirim kitaplarda yer alan söylemlerin pek çoğunun kaynaksız oluşu. Yine de daha önce defalarca dinlediğim şarkıları hikayelerini okurken -ki bazılarını zaten biliyordum- tekrar tekrar viski eşliğinde dinlemek çok zevkliydi. Uzun süredir uzak kaldığım o bohem yaşam tarzını yeniden anımsadım ve çok iyi hissettirdi bu. Bob Dylan için çok fazla bir şey demeye gerek yok. Bu dünyada hem Nobel hem de Oscar'ı olan iki insandan biri kendisi. Hem Nobel hem Oscar hem Grammy hem Pulitzer'i olan tek insan ayrıca. Bir tür tanrı o, uyumsuz bir tanrı.
Cennetin KapısındaBerk Kuruçay · Karakarga · 20165 okunma
Puan vermedi·96 syf.··
2026 18. kitabı
Berk Kuruçay'ın yaptığı işleri hem takdir ediyor hem de eleştiriyorum. Böyle işlere girmesi takdir edilesi, kendisine minnettarım. Ancak çok daha özenli bir iş çıkabilirdi ortaya, en azından Cohen'in sözlerinin hangi röportajlardan alındığını gösterebilirdi dipnot olarak falan. Böyle kaynaksız yazınca güvenemiyorsun okuduklarına haliyle sen de tekrar araştırıyorsun. Ayrıca dil olarak da çok başarılı değil, biraz daha üzerine düşülüp edebileştirilse çok daha iyi bir iş çıkardı ortaya. Yine de viski eşliğinde bana birkaç saat boyunca Cohen dinletip bu kitabı keyifle okuttuğu için teşekkür ederim kendisine.
Daha Da KaranlıkBerk Kuruçay · Karakarga · 201623 okunma