Meursault Samsa

Meursault Samsa
@Meursaultsamsa
kahve, Eric Rohmer, Woody Allen, Jim Jarmusch, Bob Dylan, rock, viski
Hayatımda, dünyanın varlığıma ve ihtiyaçlarıma sabırla katlandığı bir dönem oldu: Gençlik yılları. Nimet zamanı. O dönemde herkes, sanki şarap, çiçekten taçlar ve kızlarla kutlanması gereken bir fatihmişsin gibi sana doğru koşar.
Sayfa 72 - Yapı Kredi Yayınları·Kitabı okudu
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Fakat ruhunun derinlerinde bir sancı saklıydı: Olduğundan farklı olma arzusu. Bu, bir insanın kaderden yiyebileceği en büyük silledir. Olduğundan farklı olma arzusu: Kalpte yanan hiçbir arzu daha acı verici olamaz. Çünkü insan hayata ancak kendi kendisi ve dünya için taşıdığı anlamla uzlaşarak katlanabilir. Nasılsa öyle olduğu gerçeğiyle uzlaşmalı ve bu bilgece davranış için hayattan övgü almayacağını, kibirli, egoist, kel ya da göbekli olduğunu bildiği ve buna katlandığı zaman göğsüne madalya takılmayacağını bilmelidir; hayır, övgü ya da ödül almayacağını bilmelidir. İnsan katlanmak zorundadır, işin bütün sırrı budur. Kendi karakterine, kendi tabiatına katlanmak zorundadır; çünkü ne tecrübe ne de kendi eksikliklerine, şahsi menfaatlerine ve açgözlülüğüne dair içgörü bir şey değiştirir. Arzularımızın dünyada tam bir yankısı olmayışına katlanmak zorundayız. Sevdiklerimizin bizi sevmemesine ya da umduğumuz gibi sevmemesine katlanmak zorundayız. İnsan ihanete, sadakatsizliğe katlanmak zorunda; ve son olarak, ki bu bütün görevlerin en zoru, birisinin karakter ya da zeka yönünden kendisinden üstün olmasına da katlanmak zorunda.
Sayfa 72 - Yapı Kredi Yayınları·Kitabı okudu
Çünkü tutkunun özünü mantık teşkil etmez. Ötekinin ne verdiği tutkunun hiç umurunda değildir., o kendini bütünüyle ifade etmek, bütünüyle yaşamak ister; karşılığı yalnızca tatlı duygular, nezaket, dostluk ya da sabır olsa bile. Her büyük tutku umutsuzdur; aksi takdirde tutku değil, kurnazca hesabı yapılmış bir anlaşma, ılık menfaatlerle girilmiş bir takas ticareti olurdu.
Sayfa 72 - Yapı Kredi Yayınları·Kitabı okudu
İnsan yaptığıyla değil, bu yaptığının arkasındaki amaçla kendini suçlu hale getirir. Her şey amaçta saklıdır. Benim inceledigim, din tarafından kurulmuş eski büyük hukuk düzenleri bunu biliyor ve ilan ediyor. Bir insan sadakatsizlik, hainlik edebilir, hatta en kötüsünü yapıp cinayet işleyebilir ve yine de suçsuz kalabilir. Fiil henüz hakikatin kendisi değildir. Sadece bir sonuçtur; ve insan bir gün yargıç sıfatıyla çıkıp bir hüküm vermesi gerektğinde polis raporundaki olgularla yetinemez, hukukçuların gerekçe dedikleri şeyi de bilmesi gerekir.
Sayfa 61 - Yapı Kredi Yayınları·Kitabı okudu
Kendi eğilimi ve dışsal koşullar sebebiyle vaktinden önce yalnızlığa mahkum olan herkes gibi Konrád da dünyadan hafif alaycı, hafif küçümseyici ama bir yandan da çaresizce meraklı bir tonda bahsediyordu; sanki öteki tarafta, karşı yakada gerçekleştiği varsayılan olaylar sadece çocukların ve daha da şuursuz varlıkların ilgisini çekecek türdendi.
Sayfa 37 - Yapı Kredi Yayınları·Kitabı okudu