Meursault Samsa

Meursault Samsa
@Meursaultsamsa
kahve, Eric Rohmer, Woody Allen, Jim Jarmusch, Bob Dylan, rock, viski
Bütün savunular ancak kanunların duyguları etkisiz kıldığı yerde söz konusu olabilir.
Sayfa 257 - Ketebe Yayınları·Kitabı okudu
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
'En önemsiz çekişmelerde anlaşamamanın sebebi, çoğu zaman aynı fikri ileri süren insanların aynı kelimeleri başka anlamlarda kullanmalarındandır.'
Sayfa 256 - Ketebe Yayınları·Kitabı okudu
“Gezdirir bizi efendim, sağolsun İstiklal Mahkememiz yanı sıra... Bakarak zarımıza... Asmışım efendim, Keskinli Rıza Bey'i... Sığmaz idi şu kapıdan... Başıbozuk paşası... Dedi idi efendim, ipin altında... 'Tüh yüzüne Çingen oğlu... Titremekte ellerin... Sen misin asılan, ben miyim?' diyerekten gülerek... Asmışım efendim,Hindiya paşası Mustafa Sağır efendimizi,Hergele Meydanı'nda...” Biraz daldı, kendi kendine konuşur gibi sesini alçalttı. “Asarız efendim... Astık nice nice büyük beyleri,efendileri, sayesinde Istiklal Mahkememizin... Astık zarafetle, etmeden saygıda kusur... Asmışız, yakmadan nazik cancağızlarını hiç.. Çok eşkıya astık efendim, sürüyerekten... Çünkü bunların kesilir dizleri korkudan... Astık efendim, asker kaçaklarını, sürüsüne bereket... Anlamaz n'olduğunu çokcağızı; tanımaz çünkü üç ayaklıyı, sanır efendim bayram salıncağı. Karılar astım, üç baş..."
Sayfa 251 - Ketebe Yayınları·Kitabı okudu
Tarihin örneğini yazmadığı kurtlar boğuşmasına girip yenik düştük. Kurtlukta düşeni yemek kanundur.
Sayfa 237 - Ketebe Yayınları·Kitabı okudu
Sonra uzun uzadıya anlattım: 'İçerde devlet desteğiyle yerli zengin yetiştirmeye sapıldı mı, bunun bizim gibi memleketlerde üst idareci kadrolara sıvışmaması mümkün değildir. Üst idareci kadrolar milli zenginliklerle ortaklıklar da kursalar, rüşvet karşılığı aracılık da yapsalar, keselerine attıklarının her zaman on katını, çoğu zaman hatta yüz katını şuna buna sus payı verip çarçur ettirirler. Bu durum içerde ister istemez bazı alanlarda zengin edeceklerinin işlerini kolaylaştırmak için tekeller kurmaya zorlar hükümetleri... Devlet işletmelerinin zararına katılmadan kaymağını alarak, fazladan pazarı tekel şartları içinde tutarak iş yapanlar, Batı anlamında kapitalist olamazlar. Bunlar ne kadar çok zenginleşirlerse, devleti o kadar çok didikler, temellerini o kadar çok oyar. Bunlar, içinde bulundukları şartlar dolayısıyla sınıf şuuruna varamadıkları için kendi devletlerini kurmaya yönelemezler. Tersine hiçbir sorumluluk yüklenmeden Batı anlamında sınıf karakteri olmayan enikonu sahipsiz devleti kendi hesaplarına çalıştırıp soymayı çıkarlarına çok daha uygun bulurlar,' dedim. 'Bu düzende Doğulu devlet, halklara karşı ödevlerini yerine getiremez olur. Halkın düşmanlığı, bir anlamda da umutsuzluğu arttıkça artar. Yüksek idarecilerle onların hırsızlık ortakları da bu umutsuz halklara gittikçe daha etkili kötü örnek olurlar. Bir yandan zenginlik düşmanlığı alıp yürürken öte yandan insanlar içinde debelendikleri kara yoksulluktan ancak vurgunla, kanunsuz çarpmalarla, lotaryalar yoluyla kurtulacakları inancına varırlar. Böyle ortamlarda hırsızlk ayıp olmaktan çikar. Toplumun en alt tabakalarında sürünenler bile hiç olmazsa çocuklarını okutup bu soygun çetesine katmayı biricik amaç edinirler. Böyle ortamlarda halklara doğruları anlatmak giderek imkansızlaşır. En akıl almaz
Sayfa 235 - Ketebe Yayınları·Kitabı okudu