bu çağda her şey acildi. sokaklar, caddeler ve evlerdeki hayat daima aceleyle yaşanıyordu. dolayısıyla her yerde olduğu gibi bu havaalanında da insanlar yanımdan bir ambulans gibi geçiyordu. evet, tam da ambulanslara benziyorlardı. çünkü aslında acil olan tek şey içlerinde taşıdıkları hastanın durumuydu. çünkü o hasta, aşktan bilgiye paradan tatile kadar bu hayatta her şeye geç kaldığına dair sanrılar görüyor ve geç kalma nöbetleri geçiriyordu. ancak ambulansın acilen yetişmeye çalıştığı yer elbette hastane değil ölümdü. doğal olarak, bütün hastaların ölümü de acil olacaktı.