Fatma Karalı

Fatma Karalı
@Meyrax
20 okur puanı
Ağustos 2015 tarihinde katıldı
Puan vermedi·375 syf.··
2016 1. kitabı
·
86 günde okudu
·
Okunma: 18 Ocak 2016 09:38
Kitabı olumlu eleştiriler üzerine okumaya karar verdim. Afganıstan’ın Sovyetler Birliği işgali ve sonrasını anlatan bir kitap olduğundan haberdardım. Herşeye rağmen kitabın kapak sayfasındaki masum iki çocuğun sarılışı kalbimi ısıtmıştı. Kitabın ilk 150 sayfasını okurken devam etmekte çok zorlandım. Defalarca kitabı bırakmayı düşündüm. Hasan’ın masumiyetine karşın Emir’in kayıtsızlığı… Yaşanılanların pişmanlığına karşın Emir’in gardını alış biçimi ve bencilliği… Ve ilk 150 sayfada pişmanlığını yoğun olarak yaşayan iç ses. Babalar ve oğulları… Sonrasında konu daha akıcı bir hal alsa da yaşanan olaylardaki iğrençlikler, acılar çok sert. Kitabı bitirdiğimde uzun süre kendime gelemedim. Güçlü ama çözümsüzlüklerle dolu bir hikaye. Okumamış olmayı tercih ederdim.
Uçurtma AvcısıKhaled Hosseini · Everest Yayınları · 2024192,1bin okunma
Fatma Karalı
Kitabı okuyalı 5-6 yıl olmasına rağmen birçok detay hala aklımda. Ve hepsini içim burkularak hatırlıyorum. Yazarın diğer romanlarında da Afganistan'a talibanın girmesiyle altüst olan hayatları görüyoruz ama herhalde çocukları başrole aldığı için benim de en çok etkilendiğim hatta sarsıldığım roman bu oldu.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
8/10
·480 syf.··
2015 34. kitabı
Kitabı ilk okumaya başladığımda acaba bu bir hikâye kitabı mı olmalıydı diye düşündüm. Ama sonra kitabı elime alıp bir sonraki bölümü okuma isteği duyduğumu fark ettim, tıpkı roman okur gibi. Yazarın başarısı hikâyelerden oluşan bir roman kurgulayabilmek olmuş. Kısa kısa hikâyelerden oluşan bir roman. Hikâyelerdeki kişilerin tek ortak noktası aynı gün aynı saatte aynı ortamda – Konstantiniyye Oteli’nin açılışında bulunmaları. Birbirinden çok farklı hayatları olan insanların ancak İstanbul gibi bir şehirde aynı ortama girebileceğini görüyoruz. Yazarın bu romanı yazarken iki amacı olduğunu düşünüyorum. Birincisinin İstanbul’un tarih boyunca kozmopolit bir yapısı olduğunu vurgulamak olduğunu düşünürsek amacına ulaştığını görüyorum. Bu amaca ulaşmak için anlatılan hikâyeler etrafımızda akıp giden, haberlerde duyduğumuz ama detayını bilmediğimiz ne hayatlar var diye düşündürüyor. Herkes başka bir dünyada yaşıyor sanki. Bizlere sunulan alternatif yaşam şartlarını hayret, üzüntü, acıma, gıpta ve türlü türlü hislerle karşılıyoruz. Hepsi de insan için ve insana rağmen yaşanıyor. Yazarın romanı yazmadaki ikinci amacının İstanbul tarihi hakkında merak uyandırmak olduğunu düşünüyorum. İstanbul tarihinden yapılan alıntılar okuyucuda daha derin bilgi edinme isteği doğuruyor. Kitabı bitirdikten sonra İstanbul tarihi ile ilgili 34 farklı başlıkta araştırma yaptığıma göre bu amacına ulaştığını da kabul edebilirim. Son olarak belirteceğim bir detay daha var. Yazarın başka bir romanındaki karakterlere bu romanda da yer vermesi hoş bir ayrıntı olmuş. Yazarın size göz kırptığını, aranızda herkesin anlayamayacağı bir iletişim kurulmuş olduğunu hissediyorsunuz.
Edebiyat
Konstantiniyye OteliZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 202022,3bin okunma
Fatma Karalı
Teşekkür ederim. Zülfü Livaneli'nin kitaplarını okuması da kritiğini yapması da çok keyifli. Tavsiye ederim ☺️