Dünya genelindeki ağ (world wide web) bir bilgi kaynağı olarak görülebilecek olsa da, önyargılarla dolu görüşlerin beslendiği teşhirler içinde insanların aynı görüşte kişileri aradığı ve diğerlerini kötülediği, kendi kendilerini gerçekleştiren birer kehanete dönüşmeleri çok kolaydır.
Gevşek, uysal, enerjisi ve macera tutkusu olmayan donuk bedenlerin, yaşam tarafından önlerine konulan zorluklara karşı gelme ihtimali düşüktür. Bu tür bedenler yeni deneyimleri arzulayan bedenler değildir ve bu deneyimler yaşamı nefes kesici yapan şeylerdir.
Sevilmek, başka insanların bizi eşsiz, diğerlerinden çok farklı kişiler olarak görmesi demektir. Seven insanın, kendileriyle ilgili imgelerini veya taleplerini haklı çıkarmak için sevilen kişinin evrensel kurallara gönderme yapmak zorunda olmadığını kabul etmesi demektir. Seven kişinin, sevdiğinin egemenliğini, kendi adlarına karar verme ve kendi otoriteleriyle tercih yapma haklarını kabul edip onaylaması demektir. Sevilmek aynı zamanda "beni anlamanı istiyorum" dediğimizde veya acıyla bize "beni anlıyor musun? Beni gerçekten anlıyor musun" diye sorulduğunda kullandığımız anlamıyla anlaşılmak demektir. Anlaşılmaya duyulan arzu, birilerine kendilerini yerimizi koymaları, meselelere bizim açımızdan bakmaları ve başka kanıtlara bakmadan sırf bize ait olduğu için saygı duyulması gereken bir bakış açısına sahip olduğumuzu kabul etmeleri için yapılan umutsuz bir çağrıdır. Bu durumlarda peşinden koştuğumuz şey şahsi deneyimlerimizin yani içsel dürtülerimizin, ideal yaşam, benliğimiz, acılarımız ve hazlarımızla ilgili imgelerin onaylanmasıdır.