Gökyüzü

Gökyüzü

, 2021 okuma hedefini ekledi.
2021 OKUMA HEDEFİ
7/33 kitap - %21 tamamlandı
7 kitap okudu
33 kitap
1.401 sayfa
0 inceleme
0 alıntı
Reklam

Gökyüzü

, bir kitap okudu
Puan vermedi·220 syf.·
9 günde okudu
·
Okunma: 11 Ekim 2020 21:14
·
2020 31. kitabı
Fyodor Dostoyevski
7.6/10 · 88,5bin okunma
Itiraflar 3
Eğer çıplak ve aç bir dilenci başıboş dolaştığı yollardan alınıp muhteşem kuruluşların bulunduğu kapalı bir alana gotürülür, Kendisine yiyecek, içecek verilir, Bir kolu aşağı yukarı hareket ettirmekle görevlendirilirse, bu dilenci bellidir ki, buraya kolu hareket ettirmeye getirilip girilmediğini, bulunduğu kuruluşun yapısının mantığı olup olmadığını sorgulamadan önce, kolu hareket ettirmelidir. Kolu hareket ettirecek, pompayı hareket ettirdiğini görecek, pompanın su çektiğini ve bahçeyi suladığını fark edecektir. Daha sonra alandan alınarak kendisine farklı bir görev verilecek, meyve toplayarak efendisinin cennetine gireceği başka bir alana gönderilecektir. Aşağı seviye işlerden daha büyük işlere yükseldikçe, kurumun yapısını daha iyı anlamaya başlayacak ve gittikçe onun bir parçası olacaktır. Neden orada olduğunu sormayı düşünmeyecek, efendisine asla serzenişte bulunmayacaktır. Böylece, hayvanlar olarak gördüğümüz basit, egitimsiz çalışan sınıftan insanlar, efendilerinin isteklerini itiraz etmeden yerine getireceklerdir. Fakat efendinin sağladığı tüm nimetleri bizden istenenleri yerine getirmeden tüketen bizler, bir daire içinde oturup neden kolu hareket ettirmek gibi aptalca bir işi yapmamız gerektiğini sorguluyoruz. Ve bir cevaba rastlıyoruz. Efendinin aptal olduğunu ya da hiç olmadığını fark ediyoruz, oysa bizler çok akıllıyız, hiçbir işe yaramasak da çok iyiyiz, fakat bir şekilde kendimizden kurtulmalıyız.
Itiraflar 2
Gerçeğe sadece hayattan uzaklaşabildiğimiz ölçüde yaklaşabiliriz (Sokrates) Büyük bilgi büyük keder getirir, bilgisini arttıran kişi kederini de arttıracaktır. Schopenhauer. "Hayat olması gereken şey değil. Hayat kötü bir şey ve sunduğu tek nimet hiçlige açılan bir kapi olması." demektedir. Kurtuluşun ilk yolu cehaletti. Mantıksal bilgide hayatın reddinden başka bir şey bulamayacağını biliyordum. Lakin inançta da da mantiğın reddi şarttı ki bu benim için hayatın reddinden çok daha imkânsızdı. İnanç insan hayatının anlamının bilgisiydi, birey onun vasıtasıyla kendini yok etmek yerine yaşamaya devam ediyordu.
Itiraflar 1
Hiçbir şey bilmediğimızi, hayattakı en basit soru olan neyin doğru neyin yanlış olduğunu dahi bilmediğimizi göz ardı ederek birbirimizi dinlemeden konuşmaya devam ettik. Tüm deliler gibi ben hariç herkesin deli olduğunu düşünüyordum. Ne istediğimi bilmiyordum. Hayattan korkuyordum, ölmekte zorlanıyordum, yine de ölümden bir şeyler bekliyordum. Ben de, ölüm ejderhasının beni beklediğinı, eninde sonunda beni parçalara ayırıp yutacağını bilerek hayatın dallarına tutunuyordum. Eger görevine sıkıca tutunursa filozofun, ne olduğu, evrenin ne olduğu sorusuna verebileceği tek bir cevabı olabilir: "Her şey ve hiçbir şey." Evrenin neden var olduğu, neden var olduğumuz sorusuna verebileceğim tek cevap ise "Bilmiyorum." olacaktır. Sen hayatınsın, geçicisin, parçacıkların gelişigüzel birleşmesinden oluşan bir yığıntısın. Hayatınızı sadece parçacıkların bir etkileşimi, değişimi olarak görmeye yönlendiriliyorsunuz. Bu yığıntı bir süre için varlığını sürdürüyor, ama sonra bu parçacıkların etkileşimi duruyor. Hayatınız olarak adlandırdığınız şey cevaplandırılmamış tüm sorularınızla birlikte sona eriyor. Tesadüfen bir araya gelmiş küçük bir yumrudan başka bir şey değilsiniz. Sonra yumru çürüyor. Yumrunun çürüyüşünü hayatınız olarak da adlandırılabilirsiniz. Yumru dağılıyor, böylece çürüme, cevapsız kalan tüm sorularınız gibi, son buluyor. Kendi prensiplerini sıkıca takip ettiği takdirde bilimin keskin kısmının daha fazla bir şey söylemeye gerek bırakmadan vereceği cevap budur
Reklam