Gökyüzü

Gökyüzü

, bir kitap okudu
Puan vermedi·252 syf.·
72 günde okudu
·
2020 29. kitabı
İskender Pala
7.7/10 · 8,1bin okunma
Reklam
Eğer bilgisizliğini saklarsan kimse sana vuramaz, ama hiçbir zaman öğrenemezsin 'Güzel dile getirilmiş bilginin güzel besini,’ demişti Sir Philip Sidney. Ama diğer yandan Alexander Pope da, ‘Sözcükler yapraklar gibidir; onların çok bulunduğu yerde, anlam meyvesi pek fazla bulunmaz.' 'Bilgi güçten daha kuvvetlidir,’ dedin ve ben de, ‘Evet, sevgili çocuğum, fakat Dr. Johnson aynı zamanda, ‘Kesinliği belirsizlik için terk eden bir insan akıllı değildir,’ der Bir insan kaç kez yıkılıp hâlâ sağ kalabilir? Nefes alamıyorum Güneş her gün yanıyordu. Güneş, Zaman’ı yakıyordu. Dünya hızla bir daire çiziyor ve kendi ekseni çevresinde dönüyor, zaman da nasıl olsa Montag’ın bir yardımı olmadan, yılları ve insanları yakıyordu. 'Gözlerini merakla doldur,’ dedi, ‘ve sanki on saniye sonra ölecekmişsin gibi yaşa.' Faber ayrılmıştı; öğleden sonra beş otobüsüyle, ülkenin derin vadilerinde bir yıkıntıdan diğerine gidiyordu. Yıkım henüz gelmemişti, ama havadaydı ve insanların başarabileceği kadar kesindi. Otobüs otoyolda elli metre daha gitmeden, varış noktası anlamsızlaşacak ve ayrılma noktası da bir metropolden hurdalığa dönüşecekti. İsa’dan önce Anka adı verilen lanet, saçma bir kuş vardı. Her birkaç yüzyılda bir, bir odun yığını kurup kendisini yakardı. İnsanın ilk kuzeni o olmalı. Fakat her kendini yakışında, küllerden fışkırarak yeniden doğardı. Görünüşe göre sanki biz de defalarca aynı şeyi yapıyoruz
Kitap genelinden alıntılar
...kim çile ve yalnızlığını geride bırakabilir ki içi sızlamadan? sf1 Çünkü kalmak, gecede yanıp tükenirken saatler, donmak ve billurlaşmak, bir kalıbın içinde hapsolmak demek. Ses onu kanatlandıran dili ve dudakları taşıyamaz. sf2 Derken geleceğim sana, uçsuz bucaksız bir damla katılacak uçsuz bucaksız bir okyanusa. sf3 Bu hep böyledir, sevgi kendi derinliğini bilmez ayrılık vakti gelip çatana kadar. sf4 (Aşk) hem besler, büyütür hem de budar sizi. sf5 Girin güleceğiniz ama doyasıya gülemeyeceğiniz, ağlayacağınız ama bütün gözyaşlarınızı dökemeyeceğiniz o mevsimsiz dünyaya. Kendinden başka bir şey vermez aşk ve kendinden başkasından almaz. NE sahip olur aşk, ne de sahip olunmak ister. Çünkü aşka aşk yeter. sf7 Yüreklerinizi verin, fakat teslim etmeyin birbirinizin eline. sf8 Gerçekten vermek kendinden vermektir. sf10 Sanki alıkoyabileceğiniz bir şey mi var? Tüm sahip olduklarınız bir gün verilecek. Öyleyse şimdiden verin de, size ait olsun verme mevsimi, mirasçılarınıza kalmasın. "Veririm ama sadece hak edenlere" dersiniz sık sık. Ne meyve bahçenizdeki ağaçlar böyle der ne de çayırlarınızdaki sürüler. Onlar yaşayabilmek için verir, çünkü vermekten kaçınmak yok olmaktır. Günler ve geceler bahşedilmeye değer bulunmuş olan, sizin vereceğiniz başka her şeye de layıktır kuşkusuz. sf11 (Çalışmak) Giysinin kumaşını yüreğinizden çekilmiş ipliklerle dokumaktır, giysiyi sevgiliniz giyecekmişçesine. Evi muhabbetle inşa etmektir, içinde sevgiliniz oturacakmışçasına. sf14 Keder varlığınızda ne kadar derin bir oyuk açarsa, taşıyabileceğiniz sevinç o kadar fazla olur. sf16 Hep birlikte bir tören alayı gibi yürürsünüz tanrı-özünüze doğru. Yol da sizsiniz, yolcu da. Aranızdan biri düştüğünde, arkasındakiler için düşmüştür., taşa takılıp tökezlemeye karşı bir uyarı... Evet,