Cep Boy / Tam Metin

Kumarbaz

Fyodor Dostoyevski
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Herkes "kendisinden" bilir bu hayatı...
7/10
·220 syf.·
2020 35. kitabı
Suç ve Ceza, Yeraltından Notlar kitaplarından sonra Dostoyevski'nin okuduğum üçüncü kitabıydı Kumarbaz. Diğer eserlerini henüz okumadım. Zaten Dostoyevski ile de yeni yeni haşır neşir oluyorum sayılır. Ama Kumarbaz bende beklediğim etkiyi meydana getirmedi. Sanki ilk iki kitabın etkisi bende daha büyük. Sonuçta Kumarbaz için "otobiyografik bir roman" tanımlaması kullanılabilir. Yazar gençliğinde kapıldığı kumar tutkusunu İvanoviç üzerinden anlatmaya çalışmış. Bu durumda da Dostoyevski gibi bir kalemden daha farklı, daha üst düzey bir eser koymasını bekliyordum. Ama Dostoyevski eserde o doruklara bir türlü çıkamıyor. Bunu hissediyorsunuz. Daha psikanalizi yüksek bir eser, hırsların ve tutkuların daha ustaca betimlenebileceği bir eser olabilirdi. Yanlış anlaşılmasın, beğendim tabi kitabı. Dünya klasikleri arasında olan bu kitabı benim beğenip beğenmememin zaten bir önemi yok. Fakat biraz gölgede kalmış gibi. Ya da bana öyle geldi. Karbon Kitaplar yine güzel bir çeviri yapmış. Anlatım yalın ve anlaşılır. Kitap fiyatı cep boy olduğu için uygun. Ama Dostoyevski'yi yeni okuyacaklar için uygun bir başlangıç kitabı olabileceğini sanmıyorum. Sanki diğer eserlerinden başlasalar daha iyi olur. Başka da söylenecek bir şey bulamıyorum. Karar siz değerli okuyucularındır. İyi okumalar...
Edebiyat
KumarbazFyodor Dostoyevski · Karbon Kitaplar · 201988,5bin okunma
Puan vermedi·220 syf.··
2021 9. kitabı
Bu kitap yalnızca bir casinoda oynanan kumardan ibaret değil. Hayatın tamamen kumar olduğunu aktarmış. Aldığımız kararlar, tercihlerimiz kumar oynamak gibi bir nevi. Şans senden yanaysa en mutlu sen olursun. Kumarın kötülüğü de bu delicesine şansa bağımlılıktan gelir. Kumar oynayan kişi kazanınca bambaşka bir hırsla, kaybedince bir sonraki el kazanırım ümidiyle tüm varlığını ortaya koyar. Ancak emek olmadan kazanılan hiçbir şey mutluluk getirmez. Dostoyevski kendisini bu satırlarda anlatarak bir şaheser bırakmış biz okurlara...
Edebiyat
KumarbazFyodor Dostoyevski · Karbon Kitaplar · 201988,5bin okunma
9/10
·220 syf.··
2021 1. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 14 Ocak 2021 00:24
Otobiyografik bir roman ... Neyim ben? Bir hiç. Yarın ne olacağım? Yarın küllerimden tekrar doğabilir, tekrar yaşamaya başlayabilirim. İçimde hâla bir hayat var.
KumarbazFyodor Dostoyevski · Karbon Kitaplar · 201988,5bin okunma
Puan vermedi·220 syf.·
2021 11. kitabı
Bir kumarbazın tuhaf hisleri en ince detaylarıyla nakış nakış işlenmiş en sonunda kumarbazın artık sağlıklı düşünmeye başladığını düşündüğümüz yerde bile kendini bir kumarbaz olarak tekrar hatırlatmış. Cebinde sadece karnını doyuracak bir parası olduğunda bile tüm kaybettiklerine rağmen o parayı kumara verebilecek bir kumarbazın öyküsü. Tüm bu kumara bağlılığının yanında Polina ile yaşadığı aşkın ister istemez "insan öldürür sevdiğini " dedirtmesi de ayrı bir tat olmuş.
KumarbazFyodor Dostoyevski · Karbon Kitaplar · 201988,5bin okunma
10/10
·220 syf.··
Beğendi
·
2021 5. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 10 Nisan 2021 19:21
Dostoyevski'nin kendisini, Aleksey İvanoviç'in yaşantısından okumak.. Sürükledi götürdü kitap. Ne denir ki? Dostoyevski işte! Yorumsuz.. Tarifsiz.. İyi ki okumuşum dedirten..
KumarbazFyodor Dostoyevski · Karbon Kitaplar · 201988,5bin okunma
İrade
Puan vermedi·220 syf.··
2020 16. kitabı
İnsanların bitmek bilmeyen açgözlülüklerini ve iradelerinin pamuk ipliğine bağlı olduğunu gözler önüne seren bir eser. (Dostoyevski eserde gençlik yıllarını farklı bir isim kullanarak anlatıyor. Bu durumda eser otobiyografi özelliğide taşıyor.)
KumarbazFyodor Dostoyevski · Karbon Kitaplar · 201988,5bin okunma
Kumarbaz
6/10
·220 syf.··
Beğendi
·
2020 5. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 09 Nisan 2020 14:07
YAYINEVİ :Kitap ile ilgili görüşlerimi yazdım aşağıya. Ama söylemek isterim ki farklı bir yayınevinden okumak isterdim. İş- Can gibi yayınlarda var mı bilemiyorum ama bu yayından okurken yer yer anlamamı güçleştirdigini düşündüm bu çevirinin. Yazar, kitaptaki ana kahramanımız olan genç bir özel öğretmenin kendisinden anlattırıyor hikayemizi. Bu öğretmen zengin bir Rus ailenin himayesinde bulunan birisi. Bu aile ile birlikte "Roulett"enburg / Almanya 'da bir otelde konaklıyorlar hikayemizde. Yer ismi yazarımızca uydurulmuş, kitaba uygun bir isim. Genç öğretmenimiz ailedeki genç bir kadına aşık. Ama bana sorarsanız sapkınlık derecesinde bir sevgi. Çünkü kadın için ölmek istediği kadar, kadını öldürmek de istiyor. Bu husustan ötürü karakter ile empati kuramadım kitap boyu. Kadına olduğu gibi kumara da saplantısı olan karakterin ve ailenin başına gelenleri anlatıyor yazar. Para ve para yüzünden, gösteriş yüzünden insanların hangi durumlara katlanabileceği ve neler yapabileceğine şahit oluyoruz. Karakterleri güzelce aktardığından dolayi sanırım, yer yer onlara kızdım. Bunu sağladığına göre beni kitabın içerisine çekebilmiş oluyor yazar.
1000Kitap
KumarbazFyodor Dostoyevski · Karbon Kitaplar · 201988,5bin okunma
9/10
·220 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 26 Ocak 2026 13:38
Tamamını sıkılmadan okuduğum Dostoyevski kitabıdır kendisi. İsminden bağımsız olarak bana hissettirdiklerini özetlemem gerekirse her türlü bağımlılığın insana zarar verdiği. Kumar, kötü bir alışkanlık ve aşk. Hepsi aslında insanı yavaş yavaş kendisine esir eden başka bir şey düşünmesine imkan vermeyen duygular. Bence başarılı ve okunması gereken bir eser.
1000Kitap
KumarbazFyodor Dostoyevski · Karbon Kitaplar · 201988,5bin okunma
Puan vermedi·220 syf.··
2022 5. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 10 Şubat 2022 00:25
Kitaba bayıldım , yalın dili kusursuz anlatımıyla sanki olayları ben de yaşadım çok sevdim tek üzüntüm bu zamana kadar bu kitabı neden okumamışım acaba bunu düşünüyorum
KumarbazFyodor Dostoyevski · Karbon Kitaplar · 201988,5bin okunma
Tercümeden midir bilemiyorum bi türlü konuyu anlayamadım yirmibeşinci sayfada bıraktım.Veya ters bi zamanda okudum belki daha sonra b daha okurum.....
KumarbazFyodor Dostoyevski · Karbon Kitaplar · 201988,5bin okunma

Yazar Hakkında

Fyodor DostoyevskiYazar · 137 kitap
Fyodor Mihayloviç Dostoyevski (Rusça: Фёдор Миха́йлович Достое́вский) (d: 11 Kasım 1821, Moskova - ö: 9 Şubat 1881, Sankt Petersburg), Rus roman yazarı. Dostoyevski, Mikhail ve Maria Dostoyevski'nin oğlu olarak 11 Kasım 1821 tarihinde Moskova'da doğdu. Altı çocuklu ailenin ikinci çocuğuydu. Babası Mikhail, askeri cerrahlıktan emekli olduktan sonra Mariinsky Hastanesi'nde yoksullara hizmet etmeye başladı. Hastane, Moskova'nın en kötü yerlerinden birinde bulunuyordu. Dostoyevski de bu hastane de doğdu. Mikhail, alkole bağımlıydı ve evini sıkı disiplin ile yönetiyordu. Çok kolay sinirlenebiliyordu. Dostoyevski'nin annesi Maria ise bir tüccar kızıydı. Dostoyevski, çocukluğunu çoğu zaman sarhoş bir baba ve hasta bir anne arasında geçirdi. Babasının çalıştığı hastaneden bulunan hastalar ile vakit geçirmeyi ve onların hikâyelerini dinlemeyi çok seven Dostoyevski, ilköğrenimini Moskova'da yaptı. Annesi tüberküloz hastalığı yüzünden öldüğü zaman, sert disipliniyle tanınan Petersburg Mühendis Okulu'na gönderildi. Arkadaşlarının, sinirli ve aşırı duyarlı bir yapıya sahip olduğu için "Ateş Fedya" lakabını verdikleri Dostoyevski, Petersburg'ta zamanını kitap okuyarak, düşüncelere dalarak ya da kardeşi Mihail ile söyleşerek geçirdi. Babasının 1839'daki ani ölümünü burada öğrendi. Okulu başarıyla bitirdikten sonra İstihkâm Müdürlüğü'ne girdi. Bir yıl sonra istifa ederek buradan ayrıldı. Ordudan ayrıldıktan sonra edebiyata yönelen Dostoyevski'nin ilk kitabı İnsancıklar, 1846 yılında yayımlandı. Bu eserinin ardından yazdığı kitaplarla beklediği başarıya ulaşamayan Dostoyevski'nin umudu kırıldı ve politikayla ilgilenmeye başladı. 1849 yılında devlet aleyhindeki bir komploya karıştığı iddiası ile tutuklandı. On ay hapishanede kalan Dostoyevski, kurşuna dizilmek üzereyken diğer sekiz tutuklu arkadaşı ile affedildi. Cezası dört yıl kürek, dört yıl da adî hapse dönüştürüldü. Cezasını çekmesi için Sibirya'da bulunan Omsk Cezaevi'ne gönderildi. Burada geçirdiği dört yılın ardından er rütbesi ile hizmete verildi. Subaylığa kadar yükseldi. 1857 yılında Maria Dmitrievna Isayeva ile evlendi. Beş yıl boyunca görev yapan Dostoyevski, 1859 yılında özgür bırakıldı ve Petersburg'a yerleşti. Petersburg'a döndükten sonra Ezilenler (1861) ve Ölüler Evinden Anılar (1862) adlı eserleri yazdı. Kardeşiyle birlikte iki dergi çıkardı. 1862'de arzuladığı Avrupa seyahatini gerçekleştirdi. Sara nöbetleri ve kumar bağımlılığı yüzünden maddi açıdan darlığa düştü. Bu dönemde Yeraltından Notlar (1864), Suç ve Ceza (1866), Kumarbaz (1866), Budala (1868), Ebedi Koca (1870) ve Ecinniler (1872) gibi eserleri yazdı. Eşinin ölümünden sonra sekreteriyle evlendi. Yeniden borçlandı ve kumarhanelerde gezmeye başladı. Kızının ölümünün ardından büyük bir sarsıntı geçirdi. Delikanlı (1875), Bir Yazarın Günlüğü (1876) ve Karamazov Kardeşler (1879) adlı eserlerinde yazarlık hayatı boyunca konu edindiği temaları yeniden ele aldı. Karamazov Kardeşler adlı yapıtını üç yılda bitiren Dostoyevski, bir ciğer kanamasıyla yatağa düştü ve 9 Şubat 1881 tarihinde öldü. Dünya edebiyatını en çok etkileyen ve en çok okunan yazarlardan biri olan Dostoyevski'nin eserleri birçok 20. yüzyıl düşünürünün fikirlerini derinden etkiledi. İlk yazarlık dönemi Ordudan ayrıldıktan sonra kurgusal roman yazmaya başladı. Dostoyevski'nin ilk kitabı olan İnsancıklar (Bednye Lyudi) ilk olarak 1846 yılında yayımlandı. Dostoyevski, toplumunu acımasız kurallarında yaşlı bir adamın öksüz bir kıza duyduğu sevdayı iç dünyasındaki derin çatışmalarla işledi. Halkın sıcak ilgisiyle karşılanan bu kitap, eleştirmenlerden de övgüler aldı. Ünlü eleştirmen Belinski, romanı okuduktan sonra Dostoyevski'ye gelecekte büyük bir yazar olacağına dair övgü dolu sözler söyledi. Şair Nikolay Neksarov, Dostoyevski hakkında "Yeni bir Gogol doğdu" diye konuştu. Yazarlıkta ün sağladıktan sonra 1846 yılında Gogol esintileri bulunan kitabı Öteki (Dvoynik) yayımlandı. Yazar bu romanda, kendini ortadan kaldırmaya çalışan benzeriyle sürekli çatışma halinde bulunan bir memurun hikâyesini anlattı. Bu romanda ele aldığı çift kişilik temasını daha sonra bazı romanlarında kullansa da roman, Belinsky dahil hiçbir eleştirmence beğenilmedi. Eleştirmenler romanı sıkıcı buldu ve alay etti. 1847 yılında ise Ev Sahibesi (Hozyayka) isimli romanı yayımlandı. Dostoyevski bu eseri ile de beklediği övgülerin aksine olumsuz eleştiriler aldı. Dostoyevski, ruhsal çöküntüye düştü ve üzüntüden hasta oldu. Ancak yazarlığı bırakmayan Dostoyevski, 1848 senesinde Beyaz Geceler (Belıye Noçi) ve Bir Yufka Yürekli (Slaboye Serdtse) adlı kitapları yayımlattı. Bir Yufka Yürekli, yazara itibarını yeniden kazandırsa da beklediği başarıyı elde edemeyen Dostoyevski'nin umudunu kırdı. Yazarlıkta umudunu kırılan Dostoyevski, politikayla ilgilenmeye başladı ve genç liberallerin (Tetrashevski) grubuna girdi. İkinci yazarlık dönemi 1859'da ordudan terhis edilerek Moskova dışında küçük bir yerde kalmaya zorlanan Dostoyevski, özgürlüğüne kavuştuktan sonra Petersburg'a döndü. Kardeşi Mihail ve arkadaşı N.N. Strahov ile birlikte Vremya (Zaman) ve sonra da Epoha (Dönem) adlı dergileri hazırladı. Bu dergilerde Slavcı düşünceyi savunduğunu belirten yazılar yazdı. Ezilenler (Unijenniye i Oskorblyonniye) ve Ölü Evinden Anılar (Zapiski iz Mertvogo Doma) ile kendinden söz ettirdi. 1863 yılında arzuladığı Avrupa seyahatini gerçekleştirdi. Sara nöbetleri ve kumar borçları yüzünden sıkıntıya düşen ve yayımcılardan yazmadığı romanların avanslarını alarak yaşayan Dostoyevski, Yeraltından Notlar adlı yapıtı 1864 yılında yayımlandı. Romanda bir zihnin derinliklerine indi. Suç ve Ceza (Prestuplenie i Nakazanie) ve Kumarbaz(İgrok) adlı yapıtları 1866 yılında yayımlandı. Dostoyevski, Suç ve Ceza'yı 1858 yılında Semipalatinsk'te bulunduğu zaman Roussky Slovo dergisi için uzun bir hikâye olarak tasarlamıştı. Bunun nedeni, Sibirya'dan ayrılana dek roman yazmama kararı almasıydı. Dostoyevski, kardeşi Mihail'e gönderdiği bir mektupta kitap hakkında: “ ...Konusu gerçekten çok güzel. Kahramana gelince, bugüne kadar hiç denenmemiş bir kişi. Ama bugünün Rusyasına bakacak olursak, böyle bir kişi karşımıza sık sık çıkmaktadır. Bu sonuca halkın kafasını yeni fikirleri anlayarak vardım. Öyle hissediyorum ki, yeni fikirler ve görüşlerle döndüğüm zaman, romanımı genişletmekte başarılı olacağım. Kişi aceleye gelmemelidir dostum. Ve insan iyi olanın dışında hiçbir şey yapmamalıdır... ” diye yazdı. Dostoyevski, bu eserinde bir Rus aydını olan Raskolnikov'un kendi doğrusu adına işlediği cinayetleri ve vicdanıyla hesaplaşmasını konu edindi. Yazar, küçük bir otel odasında ve kötü bir ekonomik durumla yazdığı Suç ve Ceza'yı 1866 yılında tamamlamıştı. Dostoyevski'nin yazdığı Budala (Idiot) eseri 1866, Ebedi Koca (Veçnıy Muj) 1870, Ecinniler (Besı) 1872 yılında yayımlandı. Bütün bu başyapıtlar birbirinin izledi. Karısı öldükten sonra sekreteri Anna Grigoriyevna Snitkina ile evlendi. Yeniden borçlanan ve kumaranelerde dolaşmaya başlayan Dostoyevski, bir kız çocuk sahibi oldu. Ancak kızı fazla yaşayamadı ve doğduktan kısa süre sonra öldü. Dostoyevski de bu yüzden büyük bir sarsıntı geçirdi. 1875'te Delikanlı (Podrostok), 1876'da Bir Yazarın Günlüğü (Dnevnik Pisatelya)[ ve 1879'da Karamazov Kardeşler (Bratya Karamazovi) adlı romanları yayımlandı. Hayatı boyunca eserlerinde işlediği temaları yeniden ele aldığı, insan duygularının derinliğine inen eserler yazan Dostoyevski, Karamazov Kardeşler'de Ivan ve Alyosha Karamazov adlı karakterler için filozof Vladimir Sergeyevich Solovyov'dan ilham aldı. Zosima ve Alyosha'nın öne çıkacağı Bir Büyük Günahkarın Yaşamı adlı eseri tamamlayamadı. 1881 yılının Ocak ayında bir ciğer kanaması geçirerek yatağa düştü ve 9 Şubat 1881 tarihinde öldü. Dostoyevski için yapılan cenaze töreninde yaklaşık otuz bin kişi tabutunun arkasında yürüdü. Dostoyevski, beğeniyle karşılanan ilk romanı İnsancıklar'dan sonra yazdığı Öteki ve Ev Sahibesi ile olumsuz yorumlar aldı ve depresyona girdi. Ancak yazar, kendisini ruhsal çöküntüye götüren düşüncelerden uzaklaşmayı bildi. Dış dünyadan kopan zihninin parçalanışını kendi çözen yazarın eserlerindeki ruhbilimsel açıdan en zengin tema da çift kişilik temasıdır. Kendini ortadan kaldırmaya çalışan benzeriyle sürekli çatışma hali içerisinde bulunan bir memuru anlattığı Öteki adlı yapıtında daha sonra da işleyeceği bir tema olan çift kişilik temasını işlemişti. Ellili yaşlarında içine bazen bir karamsarlık ve ağırlık çöken Dostoyevski, bu durumu ikinci eşi Anna Grigoriyevna Snitkina’ya "Sanki bir suç işlemişim gibi bir çeşit sebepsiz hüzün ve keder içindeyim" diye açıklamıştı. Ecinniler'de Stavrogin'i bir çocuğa tecavüz ettirmiş olması yüzünden de kendini hep suçlamıştı. Dostoyevski kendi çocukluğunda, annesine acı çektirmesinden, sürekli sarhoş olmasından ve hizmetkârlara kötü davranmasından dolayı babasından nefret ediyordu. Eserlerinde kullandığı, kaderine boyun eğen ve uysal kadın örneğini kendi evinde; annesinde gördü. Kadının alttan alması, erkeği daha da kızdırmaktan başka bir işe yaramayacağını görmüştü. Çok duyarlı biri olan Dostoyevski, bu yüzden babasına kin besliyordu. Babasının ölümünü haber aldığında, "Babamın ölümünde benim hiçbir suçum yok, ama bu öldürmenin kefaretini ödemeye hazırım, çünkü içimden onu öldürmek geçiyordu" diyerek Karamazov Kardeşler adlı romanında yer alan Dimitri Karamazov'un tepkisinin benzerini gösterdi. Dostoyevski, babasının ölümünü istediğini düşünerek depresyona girdi. Bazı yazarlara göre de ilk sara nöbetlerine de bu düşünce sebep oldu. Sigmund Freud ve birçok psikanalizci, babaya duyulan bu nefrete ve bunu izleyen suçluluk düşüncesine dayanarak Dostoyevski'nin hastalığının sinirsel kökenli olduğunun ortaya çıkardı. Andre Gide, Ezilenler adlı romanın, aşağılanışın insanı cehennemlik ettiği, alçakgönüllüğünse kutsallaştırdığı fikriyle dolu olduğunu söylemişti. George Steiner ise Charles Dickensvari bir havanın olduğunu söylediği Ezilenler'de bulunan temanın Ebedî Koca'da, Ecinniler'de ve Karamozov Kardeşler'da da yer aldığını söyledi. Nicholas Berdyaev, Dostoyevski'nin bütün yaratıcı gücünü insana ve insanın kaderi temasına adadığını, bunun da onu ölümsüz kılmaya yettiğini belirtti. Devlet aleyhinde bir komploya katıldığı iddiası ile tutuklandıktan sonra sekiz ay hapisanede kalan Dostoyevski, suç ve ceza kavramlarıyla en yoğun şekilde burada karşılaştı. İdam edilmek üzereyken affedildi. Cezası dört yıl kürek ve altı yıl adî hapse dönüştürüldü. Dört yılın sonunda er rütbesi ile kışlaya verildi ve 1859 yılında terhis edildi. Suç ve Ceza adlı eserini 1858 yılında oluşturmaya başladı. Bu eserinde ahlak kavramını ve siyaseti harmanladı. Dostoyevski, bu romanda sadece Rus halkını değil, tüm insanlığı tehdit eden bir kısır döngüden kurtulmanın gerçekleşebileceğini vurguladı. Yazar, John Stuart Mill'in ekonomik refah için bireysel bencilleşmeyi öneren kuramını Semyon Zaharoviç Marmeladov'un ağzından eleştirdi. Dostoyevski, düşünce ve sanat deneyimini sürekli olarak arttırdı. Tanrı'dan, ateizmden, kötülükten, özgürlükten söz eden roman karakterleri, gerçekte aynı bilincin farklı anları gibidir. Bu karakterler aracılığıyla Dostoyevski, cinleri ruhundan uzaklaştırır. Bakış açısı değişmekle beraber eserleri, gerçeğin hep aynı çoşkulu ve acı veren arayışı içerisindedir.