Yerli yerinde öyküler işte çok da şeyetmemek lazım. Rüştünü ispat etmiş ne yazılır ki bu adama. Buraya kadar yazacaktım uygulama 150 karakter istiyormuş eh öyle olsun madem. Güzel iyi hoş kitap
Başta bu ne ya ne sapik bir kitap diye ittire ittire okudum. Ama ilerledikçe edebiyatı, dili cazip gelmeye başladı. Konusu farklı olsaydı belki harika olağanüstü olabilirdi benim için; en azından iki yetişkin aşkı, cinselliği vs. Filmini de izleyeceğim bakalım o nasıl bir etki bırakacak üstümde.
Okumak isteyenler olur, okumayın diyemem ama çok fazla bir şey beklemeyin. Bir öyküde bir kelime, ne kadar tekrar edilebilirse o kadar çok tekrar edilmiş. Bu kelime tekrarları beni rahatsız etti. Şiirsel bir hava katmak isterken yapaylık havalarda uçuşuyor. Ciddi temalar(sevdim) işlenmiş öykülerde. Anlatım da ciddi olabilmek adına kendini kaybetmiş.
Kitabın girişinde uzun bir tarihsel kronoloji var güzel aslında ama sonrasında hiçbiri akılda kalmıyor. Bu kitapta türlü türlü alçaklar var. Kimisi dolandırıcı kimisi çete lideri kimisi korsan. Ben sevdim. Gerçekliğe dayandırılması da ayrı bir keyif veriyor okurken.
Bu kitabı ikinci okuyuşum. Sen ne harika bir kitapsın öyle. Özellikle son öyküyü -demiyolu hikayecileri- çok sevdim. Bol miktarda serzeniş içeren bir öyküydü. Okuyucular nerede, neden bu kadar az, neden kitap okunmaz, neden kitap satın alınmaz neden? Hadi nedenini bulduk nasıl'ı var bir de