Pis ve aşağılık bir köle. Başka hiçbir şey değil. İnsanların en aşağılığı, en adisi, başı topukla ezilecek cinsten bir sümüklüböcek. Gülbeden'in diktiği gömlekleri giymeye hazırlanan bir boz fare.
Vezir çok ah almıştı. Çok ocaklar söndürmüş, karısına göz koyduğu memurları Taif sürgününe gönderip gül gibi tazeleri yatağına almış, servetine göz diktiği ileri gelenleri birer bahaneyle boğdurup malını mülkünü üstüne yazdırmış bir günahkâr kuldu.
Bu çınardan hep korkardım. Meyvesi insan olan ağaçtı bu. Bir tarihte idam edilen birçok devlet büyüğü bu ağacın dallarına asılmış ve kurumuş birer meyve gibi rüzgârla döne döne çürümüşlerdi. O günden bu yana ağacın çevresinde hiç rüzgâr esmezdi. Asitane'nin minare külahı uçuran namlı fırtınalarında bile bu ağacın yanına gidenler, yapraklarının kıpırdamadığını görürlerdi. Öyle durgun, kıpırtısız bir hava olurdu orada. Çünkü kan kokan çınarın yanına yaklaşan rüzgâr bile suspus olur, ağacın enli yaprakları arasına ya da yaşlı gövdesindeki kovuklara saklanırdı. Kaç asırdır burada duran ağaç, fırtınaları, rüzgârları, boranları yutuyordu.