Artık cigarası, artık gazetesi
Eylemez artık gönlümü hiçbirisi.
Gülgûn musun,durgun musun haberin mi var? Burası dünyaların bir köşesi
Dünyaların bir köşesinde çocuk yürekli adam. İçinden duyduğu sesi duyuyor senin sesinde Kapılar kilitli, insanlar uzak;
Hiç dayanıklı değilim hasret bahsinde. Dudaklarımda çırıl çıplak bir mısra
(Kardeş sen ancak o düşünceden ibaretsin)
Kaldırıp başında Mesnevi'den
Bakmıyor Mevlana bir defa bile
Ne günler gelmiş geçmiş memleketten
Ne günler gelip geçiyor
Darağacından kurtarılan düşünceyi Darağacına çekip asmak için tekrar
Namlular şakaklarda hazır bekliyor.
Gözlerimi orada bıraktım biliyor musun?
Saçların alnına dökülüşürken,
Ellerini çırparken ellerini..
Öyle uzaktan uzağa orada olsun yaşamak seni
Mavi mavi sevinçler gerirecek,
İçimdeki mahzunluğa.
Ben akşamları bilirim yanında olacağım
Bir yaşayıp bir unuttuğun ne varsa
Yeniden başlaman için bende
Pencerende ışık, bahçende bulut gibi
Karanlıkta aydınlık düşünceler içinde
Kaybolmuş bir dünyaya bırakmayacağım seni.
Ben akşamları bilirim, yanında olacağım
Sana mektuplar gibi sevinç getireceğim
Nice hıyanet köşesi var yaşadığın yerlerin,
Olabilir, yalnızlığın içinde
Bir içlenmedir başlarsa içim götürmez.
Bir servi gölgesi gibi pencerenden giren
Söz dinlemez akşamlar bilirim ben.
Belki bu akşamlar en cömert kapılarını açar
Seni acı bir çaresizlik içinde bırakmak için
Bir hürriyet kaygısı, kaybolmaktan ağır,
Bir yalnızlık yenilgiden fena
Bir düşüş ki yakın bildiğin ne varsa cümlesinden
Tek gülümser dal bile kalmaz
Tutunacak sana.