mizgîn

mizgîn
@Mi_ka_sa
Tıp 3/6
Belki bahtiyarlık değildir artık boynunun borcudur fakat düşmana inat bir gün fazla yaşamak...
1000Kitap
Reklam
Buradayım, cevabın soruyu incittiği yerde.
Edebiyat
Dostoyevski sürgün yıllarında hapishanedeki bir köpekle insan ilişkileri üzerine gözleme dayalı bir deney yapar. Köpeği takibe alır ve yanından geçerken her mahkum tarafından tekmelendiğini gözlemler. İlginç olan, köpeğin mahkumlardan kaçmaması ve yanına bir mahkum yaklaştığında otomatik olarak eğilerek tekme pozisyonu almasıdır. Köpeğin her yanından geçen mahkum otomatik olarak köpeği tekmeler. Dostoyevski de bir gün köpeğin yanına yaklaşır ve başını okşamaya başlar. Köpek bir süre şaşkın şaşkın ona baktıktan sonra hızla yanından uzaklaşır ve acı acı havlar. Önüne gelen mahkumun tekmelediği köpek, o günden sonra nerede Dostoyevski'yi görse kaçar ve ona bir daha asla yaklaşmaz. Köpeğin tekme atanlardan kaçacağı yerde başını okşayan Dostoyevski'den kaçmasının bir psikolojik açıklaması vardır elbet: Kötülüğü hayat şartı kabul etmiş canlıların sevgiyi, kardeşliği, paylaşmayı görünce çok büyük şaşkınlık yaşamaları ve afallamalarıdır bu. Ruhu köleleştirilmiş bu köpek sevgiye açtır. İnsanlar için de geçerlidir bu. Bazen kötü davrandığınız insanlar sizi çok sever, bazense iyi davrandıklarınız sizden nefret eder. ~Ölü Evinden Anılar
Naz û şêrînleba min Carek were li ba min Ko ez mirim siba min Li ser navê xwe dîne Delal û gewr û rindî Şêrîn û poz bilindî Eger maçek bi min dî Buha li cem me nîne Birîn dused hezarin Ji ber wê ah û zarin Ta spîde şiyarin Ah û nal û girîne Rûne li ber serê min Berê xwe bi de berê min Bikuj bi xençerê min Tê gernasan bibîne Bi ah û nal e nalim Tenha û bê hevalim Mebîne pîr û kal im Ez im Mem û Tu Zîn e Wek Ferhad û Şirîn in Herdu jî dil birînin Tirsin hevdî nebînin Cîhanê kumrevîne
Şiir
Binlerce 'belki' geçiyordu geceden...
Edebiyat
Reklam