Aynı şarkıyı tekrar tekrar dinleyen deli, :) eksik olmayan adam, sinir fakiri, kendisinin terapisti, gök gözlü, mavi sever, fotoğraf çeker, öz yurdunda gurbetçi...
Kitap görücüye çıkmaz, alınır ve okunur. Kitabı bir kitapçı vitrininde ya da başka birinin elinde görmeyi, bu konuda yeterli bir görgü olarak kabullenebiliyorlar. Kitap okumamanın bir eksiklik olduğunu sezinleyenleriyse oldukça kestirmeciler:
"Kaç kitap okusam yeter?" diye soruyorlar. Okunması gereken kitap sayısını bir an önce tamamlayarak bu konudan kurtulmak istiyorlar.
Bu pencereden çevrenize baktığınızda da kimsenin kimseyi dinlemediğini gözlemliyorsunuz. Herkes dinler gibi yapıp dolar hesabı, beleş yemek hesabı, yol parasını sıfırlama hesabı, karı kız hesabı içinde göz süzüyor. Süzülen gözden yakalıyorsunuz zaten tipin dinlemeyici özelliğini.
Bu dinlemeyiciler grubunun çoğunluğu oluşturması da işin sinir bozucu tarafı.