"Herkes ne diyecek? Fakat bu ana kadar herkesten ne gördüm ki.... Bana en yakın olanlar dahil olmak üzere, bu herkes dedikleri şey beni üzmekten hayatımı manasız bir hale sokmaktan başka ne yaptı?.. Bunların uğrunda bugüne kadar çok şeylere katlandım, şimdiden sonra beni rahat bırakabilirler... Ben de onları rahat bırakırım... Beni öldü farz etsinler..." Burada güldü ve Ömer'in ellerini sıktı:
"Tam yaşamaya başladığım bu andan itibaren beni öldü saysınlar..."
Demek ki hayat böyle iki adım ilerisi bile görülmeyen sisli ve yalpalı bir denizdi. Tesadüflerin oyuncağı olacak olduktan sonra ne diye bir irademiz vardı? Kullanamadıktan sonra göğsümüzü dolduran hisler ve kafamızda kımıldayan düşünceler neye yarardı?
Arkadaşları arasında hiçbir zaman mühim bir yer tutmadığını, hiçbir zaman büyük ve devamlı bir alakanın merkezi olamayacağını belki biraz hüzünle, fakat müsterih bir nefes alarak hatırladı.