Bizi en çok sevenler, en yakın olan annelerimiz, babalarımız bu vahşetle hükümran olan menfur adetin dişlerinin arasına bizi terk ve teslim ederlerse, bu binlerce kurbanlık kıza hariçten kim merhamet edecek?
Bir erkek karısını emeline uygun bulmazsa istediğini yapabilir, boşar yahut başka bir kadın alarak mutlu olur, fakat kocasını sevmeyen, onun kalbine ve emellerine pek uzak olduğunu görerek beraber yaşamaktansa ölmeyi tercih edecek kadar nefret eden kadınlar, onlar, o zavallılar ne yapsınlar?
Bu yaşa kadar hiç kimseyi sevmedim. Eğer bundan sonra seversem ilk aşkın coşkusu ve şiiriyle seveceğim. Halbuki ruhum bu yaşa kadar mahpus olduğu için olacak ki şimdi nasıl derin bir istekle sevmek ve sevilmek için titriyor.
Ben bu hayat şartlarından memnun olmayıp da şikayet edenlere saldıran kadınların karşısındayım. Avrupa'da kadınlar seçim hakkı, memuriyet hakkı istiyorlar... Biz ise onları burada refah ve saadet hakkından değil, hayat hakkından mahrum bırakıyoruz.