soğuk kadınlardı usulca geçtiler
koyu bir yalnızlığın kenarından
adımları ürkekti değişiktiler
kan mı sızıyordu dudaklarından
başka bir yalnızlığa gittiler
görünmez camlara mı çarptım
dalgınlığın aynasında o akşam
bambaşka bir şehre uçacaktım
yıldız yağmurundan sırılsıklam
yalnızlığımda o kadın bekliyordu
Attilâ İlhan
Mihman Alsancak garı buluşma noktamızdı. Hep bu şiirle giriş yapardık Gazi kadınlar caddesine. "İzmir tanığımızdır. Teslim olmadık" 🚬🍺👍
ayaküstü birer bafra içtiler
gece garın saati belâ çiçeği
şimdiden bir yalnızlık içindeydiler
karanlık gelmişi geleceği
birdenbire sapsarı kesildiler
vagonlar usul usul kımıldıyordu
Attila İlhan
“Hiç kimse tanımıyordu kimdiler
Gece garın saati bela çiçeği
Üçüncü mevki bir vagona bindiler
Anlaşıldı erkeğin gideceği
Bir şeyden vazgeçmiş gibiydiler
Bir türlü karısına bakamıyordu”
Sen, ben ve Yusuf Karşıyaka çarşı boyunca yürüyorduk, Attilâ İlhan’dan konuşuyorduk.
Çoktan geçen trene erkenden yetişmeye çalışıyorduk.
Yorgun ve yalnız sokaklar şahit.
Ben Emperyal Otel’den bir kıta okuyordum.
Zaman duruyordu biz geçiyorduk.
Attığımız her adımda eski aşklarımızı geride bırakıyorduk.
Sonra ilk adımda yeniden karşımıza çıkıyordu.
Her defasında neden sevdiğimizi anımsıyorduk.
Karanlık bir yağmur başlıyordu,
Gözlerimize sis çöküyordu
Biz delice severken ayrılıklarımızı kutsuyorduk.
O günü çok iyi anımsıyorum. Senin şiire spontan girişin ve onu enfes yorumlayışın bizde müthiş bir etki yaratmıştı. Sana olan hayranlığım bir kat daha artmıştı. Ne güzel bir insansın sen be adam. Varlığın biz dostların için büyük onur ve güven kaynağı. 🙏