Yine de herkes yaşamında başına gelenlerin, yalnızca onun için özel olarak yaratılmış, daha önce hiç olmamış, yepyeni olaylar olduğunu varsayarak kendini kandırır
Her düşünce, her duygu ya da hareket, varoluşunun kayıtlarında kalıcı bir bilgi gibidir; herkes kendisinin gardiyanı ve celladıdır, ondan kaçmak imkânsızdır. Kişinin kaderini belirleyen de budur.
Sorumluluk düzeyi alt seviyelerde olduğu için kişi başkalarına bağımlıdır. Bir başkasının emrinde çalışıyor olmak sadece içteki kölelik halinin dışarıya yansımasıdır.
İnsan, kendini gözlemleme sayesinde, varlığının en karanlık köşelerine ulaşır. Gerçek bir dönüşüm ancak o zaman başlar ve kişi varoluşunun asıl anlamını ancak o zaman bulur