”Sanırım hayal kurarken malzemeden çalıyoruz. 🤨Çünkü sürekli yıkılıyor" diyor Jean Christophe Grange.👍
Montaigne'ye göre ise; 🤔yıkımın sebebi malzemeden çalmak değil, malzemeyi çürük zemine kurmaktır;🙄🙄
"İnsanlar seni hayal kırıklığına uğratmıyor. Sadece sen yanlış insanlar üzerinde hayal kuruyorsun”😳😳😳
Bunca şey olmuş ama olaya bakın ki yine biz suçluyuz😏😏😏
Duyguları,nesneleri yuzlerce çesit sekilde ifade edip betimleyebilirler bu kimse icin şasirtici degildir elbet. Ama her kitapta ezber gibi varlıgını hiç yitirmeyen ask ve yalnızlık bu kadar özgün bicimlendirilebilirdi. Bende yazsam aynı boyle bu cümlelerle anlatmak isterdim dedim kac kere. O kadar kolay degil elbet yine her karaktere büründüm okurken yusuf olmak istemedim. Onun gibi yuzlerce yusufun elinden tutup cikarmak istedim. böyle öykiler bırakın gercek yasamı kitaplarda bile var olmamalı. Fatma erdek melekler zamanı özgün ve insanin icini burkan hikayesiyle sizleride bulsun diyorum.
Bitmisti ama bittigi yerde yeniden başladi icimde; kavga, savaş, direnis, kaybediş, yenilgi, yeniden baslama ve baslayamama. Lime lime edilip bin parcaya bölündüm defalarca. Kalbimi unufak eden hic bilmedigim bir öfkeyle, aklımı zorlayan bir nefretle ve yine hic bilmedigim ateş gibi yakıcı bir askla tanıştım.
Aklımın alamadıgı o satırlarin uzerinden yeniden gectim, bu yazarin hic acimasi yok dedim. Sonra bunu demekten vazgecip bu yazarin icinde öyle bir yeri kanatmislar ki sanirim hic kapanmayacak diye düşündüm(tanıyor olabilir miyim acaba)
Ve kitap arkasinda " acıma ortak olmayacaksanız bu kitaptan uzak durun" demiş ben ortak olmanın birkac tık ustune ciktim. Uzak kalmak ne kelime kapatip kalbimin ustune bastirdim bir cok yerinde benim gibi obsesifler icin bile öneriyorum. Pınar Çelik Gökçe