Bir hareket kolay elde edilen mevki ve gelecek vaadediyorsa,o kadar çok açgözlü insanların istilasına uğrar. Gün gelir bu fırsatçı politikacılar çoğunluğu temin edip partinin idaresini ele geçirir ve şerefli militanlar eski hareket ve mücadeleyi tanımaz hale düşerler. Yeni gelmiş olanlar da bunları can sıkıcı ve istenmeyen kimseler olarak reddeder. O zaman böyle bir hareketin kutsallığı bitmiştir.
Kibir, dedi keşiş misafirlerine, iyilik için yaratılmış bir meleği yok etti. İnsanoğlunun kaderinin tosladığı engeldir o. Bütün kötülüklerin anası olan kibre hiçbir mantıkla karşı konulamaz; çünkü kibirli insan, tabiatı gereği, o mantıklı sözlere kuşak tıkar...
Bak oğlum! Hiçbir zaman aceleci davranma. Hızlı ol ama asla acele etme. Çünkü acele edersen dikkatin dağılır. Acele edersen büyük resmi görmen zorlaşır. Eğer acele edersen, kazandığını düşünmeye başladığın an kaybetmeye başladığın an olur.
Çünkü ona göre insan düşünmeyi bıraktığı zaman sap ile samanı ayıramaz bir hal alıyordu. Bu durumu takiben de kuralların, ahlak anlayışının, kavrayışın ve doğruluğun çöküşü meydana geliyor ve nihayet bu kargaşa durumu toplumu da yok etmeye başlıyordu.