Mert

İttihat ve Terakki İdaresi - 1. Dünya Savaşı
2 Meşrutiyet idaresinin sorumluları, Türkiye'de meşrutiyeti kuran parti oldukları halde, devleti harbe sürüklemek gibi bir kararı, hem padişahtan, hem kabine arkadaşlarından gizlerler. Mebusan ve Ayan Meclislerine haber vermezler, olayları da yalan yanlış aksettirirler. Hatta birbirlerine karşı bile güvensizdirler. Almanya ile ittifak antlaşmasını yalnız dört kişi bilir(Talat, Enver, Halil, Sait Halim). Bunu, kabinenin kuvvetli bir adamı sayılan Cemal Paşa'dan bile, imzadan önce gizlerler. İttihat ve Terakki umumi merkezine gelince? Orası hem her şeyden mesuldür, hem hiçbir şeye hakim değildir. Fakat ne var ki, devleti harbe İttihat ve Terakki İdaresi sürüklemiştir. Hem de gözü kapalı ve hiçbir garanti olmaksızın...
Sayfa 195·Kitabı okudu
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Göben ve Breslav Gemilerinin Çanakkale'den Geçişi
Enver, gittikçe her şey oluyordu. Aynı ay içinde rütbesi iki kat yükseltilerek paşa olmak, hem Harbiye Nazırı, hem Genelkurmay Başkanı olmakla kalmamıştı. Padişahın da damadıydı. Hanedanı karışmıştı. Yaşlı bir şehzadenin kızı olan Naciye Sultan'la evlenmiş, hanedan saraylarından birine yerleşmişti. Nafia yol memuru olan babası Saray İnşaat Nazırlığı'na getirilmişti. Az sonra da senatör tayin edilecekti. Alman gemilerine Çanakkale Boğazı'nın açılma emrini de kimseyi sormadan o vermişti. Gemiler boğaza girip her şey olup bittikten sonra bu olayı arkadaşlarına çocukça bir şaka ile, yahut soğuk bir espri yaparak anlatmıştı: -Müjde, bugün bir oğlumuz oldu.
Sayfa 188·Kitabı okudu
Birinci Dünya Savaşı'na Nasıl Girildi
Türk-Alman ittifakının imzası olayı şöyle özetlenebilir: alman seferi Baron Von Wangenheim, Almanya harbe girdikten sonra, Türk-Alman ittifakının derhal imzalanmasını ister sadrazamın yalısına kendi evi gibi, dilediği zamanda girer, çıkar. Rica değil, tazyik eder. Hatta bağırır, çağırır, tehditlerde bulunur. Nihayet gene böyle bir sahnede ve onu yalının başka bir odasında oyalamaya çalışan Halil Bey, birkaç defa, o oda ile arkadaşlarının bulundukları oda arasında gidip geldikten sonra çıkışmaya başlar: - Herife karşı ayıp oluyor yahu. Hem adam bağırıp çağırıyor. İmzalayalım şu istediği neyse, çıkıp gitsin... İstediği imzalanır. Adam memnun, çıkar gider. Başları dertten kurtulur. Ama milletin başını bir derde sokarlar ki, bu harp, Türk tarihine, şu veya bu yolda, milyonlarca insanın kanına ve devletin yıkılışına mal olacaktır. (Savaşta mağlup olunup mütareke imzalandıktan sonra, Almanya'yla ittifak anlaşmasının imzalanmasında en büyük pay sahibi dört kişiden Mebusan Reisi Halil Bey ve Sadrazam Sait Halim Paşa'nın(anlaşmayı imzalayan) konuyla ilgili Mebusan ve Ayan Meclislerince kurulan bir Tahkik Encümeninin soruşturmalarında verdiği cevaplardan özetle) (İttifak anlaşmasının imzalanmasında etkili diğer iki kişi olan Enver Paşa ve Talat Beyler bu soruşturmalar başladığında memleketi terk etmişlerdi.)
Sayfa 187·Kitabı okudu
Mustafa Kemal, İttihat ve Terakki Cemiyeti ve Balkan Savaşları
... Onun(M. Kemal'in) daha 1908 İttihat ve Terakki kongresinde ortaya atıp, her yerde Açıkça ve cesaretle savunduğu ve cemiyetin 1909 kongresinde kesinlikle müdafaa ettiği "ordunun ve subayların siyasetten ayrılması" görüşü eğer kabul edilseydi, Balkan harbinde zafer kazanılmasa bile, yenilgi bu kadar çirkin ve geniş olmazdı. (Dipnot: 1909'da kongrede sunduğu görüşlerinden sonra Mustafa Kemal, İttihat ve Terakki ile tüm bağlarını koparmıştır, ordunun siyasetten ayrılması gerektiği fikrini ittihatçiler olumsuz karşılamışlardır.)
Sayfa 170·Kitabı okudu
1909 İttihat ve Terakki Cemiyeti Kongresi'nden
Ileride hayatları arasında büyük bir kader birliği kurulacak olan Mustafa Kemal ile İsmet (İnönü) beyler, daha önce kurmay mektebinde tanışmış olmakla beraber, bu 1909 kongresinde daha birleştirici bir hava içinde buluşmuşlardır.
Sayfa 135·Kitabı okudu