Türk-Alman ittifakının imzası olayı şöyle özetlenebilir: alman seferi Baron Von Wangenheim, Almanya harbe girdikten sonra, Türk-Alman ittifakının derhal imzalanmasını ister sadrazamın yalısına kendi evi gibi, dilediği zamanda girer, çıkar. Rica değil, tazyik eder. Hatta bağırır, çağırır, tehditlerde bulunur. Nihayet gene böyle bir sahnede ve onu yalının başka bir odasında oyalamaya çalışan Halil Bey, birkaç defa, o oda ile arkadaşlarının bulundukları oda arasında gidip geldikten sonra çıkışmaya başlar:
- Herife karşı ayıp oluyor yahu. Hem adam bağırıp çağırıyor. İmzalayalım şu istediği neyse, çıkıp gitsin...
İstediği imzalanır. Adam memnun, çıkar gider. Başları dertten kurtulur. Ama milletin başını bir derde sokarlar ki, bu harp, Türk tarihine, şu veya bu yolda, milyonlarca insanın kanına ve devletin yıkılışına mal olacaktır.
(Savaşta mağlup olunup mütareke imzalandıktan sonra, Almanya'yla ittifak anlaşmasının imzalanmasında en büyük pay sahibi dört kişiden Mebusan Reisi Halil Bey ve Sadrazam Sait Halim Paşa'nın(anlaşmayı imzalayan) konuyla ilgili Mebusan ve Ayan Meclislerince kurulan bir Tahkik Encümeninin soruşturmalarında verdiği cevaplardan özetle)
(İttifak anlaşmasının imzalanmasında etkili diğer iki kişi olan Enver Paşa ve Talat Beyler bu soruşturmalar başladığında memleketi terk etmişlerdi.)