Huma

Huma
@Milann
but you've got your demons, and she's got her regrets
"Büyük kütüphanelerin neden yetimleri kabul ettiğini biliyor musunuz, üstat Hargrove?" "Çünkü ne evleri var ne de aileleri var. Ölürlerse, onları kimse özlemeyecek. Bazen düşünüyorum da... kütüphane böyle olmasını istediği için Scrivener bu zamana kadar hayatta kalmış olabilir. Öyle ya da böyle, bu yerle arasındaki bağ bozulmasa iyi olur."
Sayfa 18
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
"Neden sana bakmayı seçtiğimi biliyor musun, Elisabeth?" "Hayır, Müdire Hanım," "Hmm. Hatırladığım kadarıyla fırtına çıkmıştı. O gece kara büyü kitapları huzursuzdu. O kadar çok gürültü çıkarıyorlardı ki ön kapıların tıklatıldığını güçbela duyabilmiştim." "Seni merdivenlerde bulduğumda, kucağıma alıp içeriye götürünce ağlamaya başlayacağından emindim. Ama bunun yerine etrafa bakınıp gülmeye başladın. Korkmamıştın. O anda seni yetimhaneye gönderemeyeceğimi anladım. Sen herhangi bir kitap gbi kütüphaneye aittin."
Sayfa 11
"Şimdi de sen, onun senden nefret etmesini kabullebilecek kadar seviyorsun onu."
Sayfa 381
"Çünkü," dedi en sonunda, "Duygularını incitebilir Juliette." "Bütün bu haksızlıklara duyguları incinir diye mi sesimizi çıkaramayız yani?"
Sayfa 150
"O bir kolye değil, değil mi?" "Hayır Bába." "Bir suikast ipi, değil mi?" "Aynen öyle Bába." "Vücudunda sakladığın başka kaç silah var?" "Beş Bába." Lord Cai burun kemerini sıktı. "Tanrı yardımcım olsun," diye mırıldandı. Juliette sanki bir iltifat almış gibi gülümsedi.
Sayfa 146