Bunun niçin böyle olduğuna sen pek akıl erdiremezsin. Çünkü kendinin benim hayatımda nasıl var olduğunu ve ne vakitten beri var olduğunu bilemezsin. Ben evvela senin için bir eğlenceydim, ama sen benim için hiçbir zaman öyle olmadın.
Evvelki mektuplarımda da söylediğim gibi, büyük olsun küçük olsun, içinde sen bulunmadıktan sonra bütün şehirler benim için manasız. Burada senin yokluğunu unutmak için seni tanyan insanları görünce hep senden bahsediyorum. O insanlar sana yakınlık derecelerine göre senden bir parçaymış gibi geliyor.
Yalnız ölüm yalan söylemez!
Ölümün varlığı bütün vehim ve hayalleri yok eder. Bizler ölümün çocuklarıyız, hayatın aldatmacalarından bizi o kurtarır. Hayatın derinlerinden seslenir, yanına çağırır bizi. Ve biz, henüz insanların dilini bile anlamadığımız yaşlarda, ara sıra oyunlarımızı yarıda kesiyorsak, bunun nedeni, ölümün seslenişini duymuş olmamızdır…