Defolu Kelebek

Defolu Kelebek
@Milennaa
Ve o siyah saçlarını kes yavaş yavaş...
Türk Dili ve Edebiyati
260 okur puanı
Ağustos 2017 tarihinde katıldı
Sen benim zihnimde bir düş, bir düşüncesin. Bana şu anda dokunuyorsun. Ama ben sana dokunamıyorum. Çünkü düşlere dokunmak mümkün olabilir mi?
Sayfa 127 - İletişim Yayınları 326 •Çağdaş Türk Edebiyatı 22·Kitabı okudu
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
"Ömrünüz âh edip vah işitmekle geçsin, burnunuzun sümüğüne bereket olsun, mekânınızda baykuşlar banlasın, gömleğiniz alev olsun, her parçanız bir kurdun ağzında kalsın, Allah size uyuz versin de kaşınacak tırnak vermesin, kefeniniz kara bezden olsun, iki gözünüz bir delikten baksın, Sûr üflendiğinde hiçbiriniz duymasın"
Sayfa 97 - İletişim Yayınları 326 •Çağdaş Türk Edebiyatı 22·Kitabı okudu
Ben buna katılmıyorum
Yaşanılanlar, görülenler ve öğrenilenler ne kadar acı olursa olsun, macera insanoğlu için büyük bir nimetti. Çünkü dünyadaki en büyük mutluluk, bu Dünya'nın şahidi olmaktı.
Sayfa 91 - İletişim Yayınları 326 •Çağdaş Türk Edebiyatı 22·Kitabı okudu
Bu dünyada insanların korktuğu tek şey öğrenmekti. Acıyı, susuzluğu, açlığı ve üzüntüyü öğrenmek onların uykularını kaçırıyor, bu yüzden daha rahat döşeklere, daha leziz yemeklere ve daha neşeli dostlara sığınıyorlardı.
Sayfa 90 - İletişim Yayınları 326 •Çağdaş Türk Edebiyatı 22·Kitabı okudu
"Yazmasam deli olacaktım" üzerine not
Sait Faik Abasıyanık Haritada Bir Nokta adlı öyküsündeki bir cümlenin bugün bir klişeye dönüşmüş olmasına üzülüyorum:"Yazmasam deli olacaktım." Bunu alırlar hep fakat asıl birkaç cümle öncesini pek hatırlamazlar. Şöyledir oysa: "Söz vermiştim kendi kendime: Yazı bile yazmayacaktım. Yazmak da, bir hırstan başka ne idi?" Esas burası önemli. Çünkü, anlatıcının "Yazmasam deli olacaktım" noktasına varışı ilginçtir. "Dünyanın karmaşasından, hayhuyundan, hırsından sıkılıp bu balıkçı köyüne dönüp geldim; bu dürüst, bu namuslu insanlar arasında yaşamaya karar verdim." Bunu dediği sırada teknelerle balıktan dönen balıkçılar vardır. Bir tane de işsiz güçsüz bir adam var orada, yardım etmeye gelmiş, belki biri bir balık verir beklentisi içinde. Hiçbir balıkçı balık filan vermiyor, üstelik "Biz onu çağırmadık, gel bize yardım et demedik ki..." diyorlar ve bu durum yazarı derinden etkileyip üzüyor. Yani; çok dürüst, pek namuslu olmalarını arzu ettigi Adalılar bile saf, temiz, merhametli çıkmayınca hayal kırıklığına uğruyor Anlatıcının hayat felsefesine göre bu işsiz güçsüz adama birinin bir balık vermesi gerekiyor. Ama yine onun balık vereceğini umduğu iyi insanlar bile vermiyor. Nihayet, işte tam bu esnada, "Koştum tütüncüye, kalem kâğıt aldım. Oturdum. Adanın tenha yollarında gezerken canım sıkılırsa küçük değnekler yontmak için cebimde taşıdığım çakımı çıkardım. Kalemi yonttum. Yontluktan sonra tuttum öptüm."Yazmasam deli olacaktım." diyor. Benim edebiyat algım budur. Sadece "Yazmasam deli olacaktım." cümlesini kullananlar işin artistliğinde biraz.(Alıntı)