Defolu Kelebek

Defolu Kelebek
@Milennaa
Ve o siyah saçlarını kes yavaş yavaş...
Türk Dili ve Edebiyati
260 okur puanı
Ağustos 2017 tarihinde katıldı
Ben ne zaman yalnız kaldım, bilmiyorum Ne tuhaf, bazı evlerden taşınırdık, bazı insanlar girip çıkardı hayatımıza bazı mektuplar alırdık, bazı sözler, çiçek selamları sonraları bazı tanıdıklarımızın ölümleriyle de karşılaştık elde olmayan nedenler sudaki halkalar gibi genişleyen küçük alınganlıklardan büyük dargınlıklara vazgeçişler, unutuşlar, kayıplar birbirimizi çok sevdik hep yıllarla azala azala
Sayfa 12 - Metis Yayınları Dördüncü Basım: Ağustos 2012·Kitabı okudu
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Sevgilim, yetimim benim, aylar nasıl geçiyor zaman hiç geçmezken kapılar kapalı, dünya buzlu cam uyuşmuş gözlerimin önünde hayat akıp gidiyor hiç kımıldamadan ikimizin yerine dinliyorum sevdiğin şarkıları siyah tişörtünü giyiyorum yatarken gömleklerini, kazaklarını, kokunu senin rüyalarını görüyorum ölür gibi uyurken gün boyu elimde kahve fincanı kapıyı açmıyorum telefonlara çıkmıyorum başını bekliyorum geleceği olmayan hatıralarının Sevgilim, yetimim benim, nasıl da kayıtsız gülüyorsun hayata öldüğünden haberi yok fotoğraflarının
Sayfa 7 - Metis Yayınları Dördüncü Basım: Ağustos 2012·Kitabı okudu
Çarpık mezar taşları arasında, Ölülerin beslediği çimenlerin ortasında Türbedeki taş tabutlar kadar Kayıtsızca uzanmış çocuklar. (Korkuları yaşları kadar)
Sayfa 129 - İletişim Yayınları 23 •Oğuz Atay Bütün Eserleri Dizisi 1 2008,İstanbul·Kitabı okudu
Selim Işık tek ve Türk. Ve duygulu, amansız. Sabırsız ve olumsuz, yaşantısında cansız Sanılırdı; gerçekti, hayır gerçek değildi. Tutunamayanların tarihine eğildi. Kelime ve yalnızlık hayatın tadı tuzu Kucaklamak isterdi ölümü ve sonsuzu.
Sayfa 114 - İletişim Yayınları 23• Oğuz Atay Bütün Eserleri Dizisi 1 2008, İstanbul·Kitabı okudu
Selim'in ölümü gene odayı kapladı. Güneş tutulması gibi bir şey. Kelimelerin dağıtamadığı bir ağırlık. Ona anlatmalıyım, diye düşündü Turgut. Sonra bu zamanı konuşmadan geçirdiğim için pişman olacağım. Buradan ayrılınca, eski karanlığına gömülecek. Bu anlayışı arayacağım boş yere. "Büyük bir karanlık hissediyorum,"dedi. Tanıdığım Selim'i göremiyorum bu karanlık içinde. Benimle konuşmuyor. Sorularıma cevap vermiyor. Beni suçluyor. Kendimi suçluyorum.
Sayfa 110 - İletişim Yayınları 23 • Oğuz Atay Bütün Eserleri Dizisi 1 2008, İstanbul·Kitabı okudu