Usta ve Margarita benim için oldukça ters köşe olan, bir Rus klasiğinden oldukça farklı (belki de Rus klasiği demem doğru olmaz, emin değilim) bir roman oldu. Kitap bugüne kadar okuduğum Rus yazarlar arasında en sıradışı kurguyu ele almış isim diyebilirim.
Kitabı çok kısa özetleyecek olursak Moskova sokaklarında dolaşan şeytanın, insanlara kendini bir kara büyü uzmanı olarak tanıtmasıyla başlıyor. Şeytanın adı Profesör Woland. Woland ve muhteşem ekibi o andan itibaren birbirinden benzersiz, şaşırtıcı, ürkütücü, korkutucu, tekinsiz ve komik olaylar silsilesini başlatıyor. Biz okurlar olarak, şaşkınlıkla bu gerçek üstü yazılanları okuyoruz.
İşte burada kusursuz bir hayal gücü devreye giriyor. Yazar yarattığı hayali karakterleri gerçek hayat öyküleriyle öyle güzel harmanlamış ki, dönemin Sovyetlerinde neden yasaklandığını okurken anlayabiliyorsunuz. O döneme dair çok sert eleştiriler var kitapta. Öyle ki okuduğunuz bu roman yazarın ölümünden yıllar sonra, sansürlenerek yayınlanmış.
Kitapta yer alan şeytanın işbirlikçilerin ve karakterlerin, çoğu kişiye akılda tutulmasının zor geldiğini okudum. Bana göre ise yazar bu karakterleri tanıtırken oldukça sade ve anlaşılır bir dil kullandığı için ben okurken böyle bir sorun yaşamadım. Kitabı Türkiye İş Bankası Yayınları Mustafa Kemal Yılmaz çevirisiyle okudum. Kendisi Rusça aslından çevirmiş ve bence oldukça iyi bir iş ortaya koymuş.
Son olarak kitabın içinde yazılmış bir kitap daha var ki, bunu henüz okumamış okurlara sürpriz olması açısından yazmıyorum. Düşününki, akla hayale gelmeyecek satırlar okurken bir anda çok farklı bir kurguya geçiş yapıyorsunuz. Gerçekten ustalık işiydi.
Ben oldukça keyif alarak, yaklaşık on günde kitabı bitirdim. Tüm okur arkadaşlara tavsiyemdir.