"Kültürel kurum ve meslekleri düşünün. Askeriye, tıp, siyaset, televizyon, öğretim, yaşam sigortası (herhalde tarihin gördüğü en tuhaf örtmecedir bu), avukatlık, polis memurluğu, habercilik, hava durumu sunuculuğu, teknolojinin bütününü. Hangi kültürel alt sisteme bakarsanız bakın, köklerinde ölümü bulursunuz. Kaygı azaltıcı etkiye sahip mal ve mülkü, aşkı, gençliğin güzelliğini, cinsel çekiciliği, dinçliği, işi, güvenliği, sağlığı, ruhu, ülkeyi vs. yitirmek biçimindeki ölümden korkmak, kaçınmak ve ona üstün gelmekten ibarettir bütün mesele. Her sistem, ayakta kalabilmek için, önce doğuştan hakkımız olan şeyi bizden çalar, sonra da onu bize geri satar (veya önce bizi tehdit eder, sonrasında da bu tehditten kurtuluş yolunu pazarlar)."